YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2352
KARAR NO : 2015/3303
KARAR TARİHİ : 02.04.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/11/2014
NUMARASI : 2013/750-2014/651
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece dava açıldıktan sonra dava konusu taşınmazın tahliye edilmesi nedeni ile konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davalının önceki malikle yapılan kira sözleşmesi gereğince kiracı olduğu taşınmazın müvekkili tarafından ihtiyaç nedeni ile satın alındığını, ihtarname ile verilen 6 aylık süreye rağmen davalı tarafından taşınmazın tahliye edilmediğini, belirterek davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise tahliye talebini haklı gösterecek hiçbir sebebin bulunmadığını, ihtiyacın samimi, zorunlu ve devamlı olduğunun kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Her iki taraf vekili de 18/11/2014 tarihli duruşmada dava konusu yerin tahliye edildiğini beyan etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda konusu kalmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği, dava açıldıktan sonra dava konusu taşınmazın tahliye edildiği davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı sorumlu tutulmuştur.
Dava dilekçesindeki açıklamalardan davanın yeni iktisap ve işyeri ihtiyacı sebebine dayandığı anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesindeki sürelerden yararlanılarak tahliye davası açılabilmesi için kiralananın olduğu gibi veya basit bir tadilatla ihtiyaçta kullanılabilir olması gerekir. Anılan madde yeni malike sadece kiralananı olduğu gibi kullanma ihtiyacı nedeniyle dava hakkı tanımıştır. Oysa ki davacı vekili 28/03/2014 havale tarihli dilekçesinde; Taşınmaza ilişkin yapı denetim şirketi tarafından hazırlanan rapora göre binanın göçme durumu bulunduğu ve riskli olduğunu, binanın yıkılma riski taşıdığını, taşınmazın yıkılarak projelendirilmek suretiyle yeniden inşa edilerek ihtiyaca tahsis edileceğini bildirmiştir. Kiralananın iktisabına dayalı olarak tahliye davası açılabilmesi için kiralananın olduğu gibi veya basit bir tadilatla ihtiyaçta kullanılabilir olması gereklidir. Yeni malik, iktisaba ilişkin sürelerden yararlanarak yeniden inşaat sebebine dayanarak tahliye davası açamaz. Davacının bu beyanları karşısında ihtiyaç iddiasına dayalı davanın dinlenmesine olanak bulunmadığından davacı davasında haklı kabul edilemez. Mahkemece yazılı gerekçeyle davacının davada haklı olduğu kabul edilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmuş olması doğru görülmediğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. ./..
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi