YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2960
KARAR NO : 2015/3300
KARAR TARİHİ : 02.04.2015
MAHKEMESİ : Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/03/2014
NUMARASI : 2013/790-2014/629
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kiracı tarafından açılan, davalı kiraya verenin, kira alacağının tahsili için başlattığı icra takibindeki alacaktan, kiraya verene ödenmiş olan depozito bedelinin takas ve mahsubu istemine ilişkindir. Mahkemece davanın derdestlik nedeni ile reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalılardan M.. Ö..’in dava dışı mülk sahibinin kiracısı iken bu kez alt kira sözleşmesi ile taşınmazı kendisine kiraladığını sözleşme gereğince davalıya 15.000 TL depozito verdiğini, davalının kira alacağının tahsili için Bursa 4. İcra Müdürlüğünün 2012/11273 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe itiraz edilemediğini, kesinleşen icra takibi nedeni ile icra dosyasında borcun büyük bir kısmını ödemek zorunda kaldığını, icra dosya alacağının davalı M.. Ö.. tarafından diğer davalı N.. K..’na temlik edildiğini, mülk sahibi ile davalı arasındaki kira sözleşmesinin feshedildiğini bu sebeple alt kira sözleşmesinin de kendiliğinden feshedilmiş sayılacağını depozito alacağının muaccel hale geldiğini belirterek, depozito olarak ödenen 15.000 TL nin Bursa 4. İcra Müdürlüğünün 2012/11273 sayılı dosyasında takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir. Davalı M.. Ö.. cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı ve kendisi hakkında Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/8 sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını davanın halen derdest olduğunu davanın derdestlik nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının depozito vermediğini, davalı ile olan kira sözleşmesinin halen devam ettiğini savunmuşur. Diğer davalı N.. K.. vekili ise, derdestlik itirazında bulunarak, davacının icra takibindeki alacak nedeni ile müvekkili aleyhine Bursa 4. ATM sinin 2013/8 sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını, alacağı temlik aldığı sırada icra dosyasında takas mahsup talebinde bulunmadığını iyiniyetli müvekkiline karşı takas mahsup definin ileri sürülemeyeceğini, müvekkili açısından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, depozito alacağının yargılamayı gerektirdiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/8 Esas sayılı dava dosyası ile bu davanın dava konusunun, dava sebeplerinin ve taraflarının aynı olduğu belirtilerek davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Derdestlik, yani davanın görülmekte olması, 6100 sayılı HMK’nın 114/I-ı. maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava şartı olan derdestlik nedeni ile davanın reddi için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir.
Somut olayda; Davalı kiraya veren M.. Ö.. tarafından Bursa 4. İcra Müdürlüğünün 2012/11273 sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile 2010 yılı Mayıs ayı ila 2012 yılı Eylül ayları arasındaki 41.760 TL kira alacağının tahsili istenmiştir. Davacı kiracı tarafından iş bu davanın açılmasından önce Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/8 Esas Sayılı dosyasında aynı davalılar aleyhine ve aynı icra takibine yönelik olarak dava açılmış ise de; Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/8 Esas Sayılı dosyasında açılan davanın konusu, davacı kiracının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup eldeki davada ise depozito olarak ödenen 15.000 TL nin icra takibindeki dosya borcundan takas ve mahsup istemine ilişkindir. Bu durumda menfi tespit davası ile takas mahsup istemine ilişkin iş bu davanın konusunun aynı olduğundan bahsedilemez. Davalar arasında irtibat bulunması durumunda davaların birleştirilmesi veya bu mümkün olmadığı takdirde müstakil olarak karara bağlanması gerekir. Mahkemece derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.