YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3158
KARAR NO : 2015/6688
KARAR TARİHİ : 01.07.2015
MAHKEMESİ :. Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
T.K’nun 35/2 maddesi “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir. Açıklanan Yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir. Davalıya hükmün tebliği Tebligat Yasasının 21. maddesinde yazılı usulle mernis adresine yapılması gerekirken Tebligat Kanunun 35.maddesine göre tebliğ edilmiştir. Bu nedenle gerekçeli kararın tebliği usulsüzdür. Davalının öğrenme tarihine göre temyiz talebi süresinde olduğundan temyiz isteminin süreden reddine ilişkin 04/02/2015 tarihli kararın kaldırılmasına karar verilerek, davalının temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan sekiz ay süre ile araç kiraladığını, 20.000 TL kira bedelini ödediğini, kira süresi bitmeden kiralanan aracın davalı tarafından geri alındığını, kira süresinin uzatılması için de 4.470 TL ödeme yapıldığını belirterek aracın kira süresi bitmeden 40 gün önce müvekkilinden alınması nedeniyle bu süreye isabet eden 2.330 TL kira bedeli ile sözleşmenin uzatılması için ödenen 4.470 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re’sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı kiracı, 31/08/2012 tarihinde açtığı davada, peşin ödenen kira bedelinin istirdatı isteminde bulunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kira ilişkisinden kaynaklandığına göre, görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esası incelenerek davanın esastan sonuçlandırılması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.