Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/3655 E. 2015/6313 K. 23.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3655
KARAR NO : 2015/6313
KARAR TARİHİ : 23.06.2015

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/11/2014
NUMARASI : 2011/88-2014/436

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira sözleşmesinin iptali ve alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. İ.. B.. ve davacı vekili Av. Ö. U.G.geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, gabin nedeniyle kira sözleşmesinin iptali ve mahrum kalınan kira farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 01/06/2010 tarihli ve 15 yıl süreli kira sözleşmesinin gabin nedeniyle iptaline, 84.334 TL kira farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece taktir edilerek karar verilmiş olmasına ve taktirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Davalının davacıların murisi M.Y.a ait taşınmazın 1,2 ve 3.katlarında 01/04/2008 başlangıç tarihli 10 yıl süreli sözleşme ile kiracı iken davalının 2010 yılı başlarında murisi arayarak yeni bir kira sözleşmesi yapmaları konusunda sürekli olarak baskı yaptığını, murisin 73 yaşında olup, eşinin ciddi sağlık sorunları yaşadığı dönemde davalının hasta ziyareti için murisin evine geldiği, uygun olmayan bir ortam ve zamanda ısrarcı ve güven verici telkinleri sonucu murisin müzayaka halinde olmasından istifade ederek 01.06.2010 başlangıç tarihli ve 15 yıl süreli kira sözleşmesini imzalattığı, aylık kira bedelinin sözleşmede net 5000 TL olarak kararlaştırıldığı ve sözleşmenin ön yüzünde ise 1 yıllık kira bedelinin 60.000 TL (net) 15 yıllık kira bedelinin 900.000 TL (net) olarak belirtildiği, sözleşmede artış şartına yer verilmeyerek edimler arasında aşırı oransızlık yaratıldığını, gabinli sözleşme yerine sağlıklı bir sözleşme yapılmış olsaydı davacıların en az aylık 20.000 TL kira parası alabilecekleri, 01.06.2010 başlangıç tarihli sözleşme nedeniyle bu imkandan mahrum kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 135.000 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ile 15.000 TL olarak belirlenen rayiç kira bedeli esas alınarak karar verilmiş ise de davalı vekili sözleşmede aylık kira bedelinin 5000 TL olarak gözükmesine rağmen gerçek kira bedelinin 13.750 TL olduğunu, 5000 TL’lik kısmın kiralayanın banka hesabına gönderildiğini kalan kısım için bono tanzim edilerek davacılara verildiğini ve bono bedellerinin de elden ödendiğini savunduğuna göre mahkemece alacağın davalı tarafından kabul edilen aylık kira miktarı 13.750 TL üzerinen hesaplanması gerekirken yazılı şekilde rayiç kira bedeli dikkate alınarak karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.