YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3816
KARAR NO : 2016/1096
KARAR TARİHİ : 18.02.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın kısmen iptaline, 5392TL asıl alacak ve 601TL işlemiş faiz alacağı ile asıl alacağın takip tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsili için takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı borçlu aleyhine ödenmeyen kira borçları nedeniyle 20.07.2012 tarihinde icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, ancak davalının itirazının haksız olduğunu, nitekim davalının takibe konu edilen aylara ilişkin ödemesinin olmadığını ileri sürerek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde borcunun olmadığını belirterek kira ödemelerini de gösterir hesap özetini dosyaya sunmuştur. Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporda; takip ile istenilen aylara ilişkin asıl alacağın 5392TL olduğu, işlemiş faizin ise 601TL olduğu bildirilmiştir. Mahkemece, itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
Taraflar arasında 2886 sayılı yasa kapsamında 26.08.1998 başlangıç tarihli ve 31.12.2000 bitiş tarihli mesken (Apartman dairesi) kira sözleşmesi bulunduğu kira sözleşmesinin tarafların kabulü ile 2011 yılının sonuna kadar uzatıldığı, 08.02.2012 tarihinde de tutanakla tahliye edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, 01.09.2010 ile 31.12.2010 arası aylık 400TL olmak üzere 1600TL kira alacağı ile 01.01.2011 ile 31.12.2011 tarihleri arasındaki aylık 438TL olmak üzere 5184TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı kira borcu olmadığını belirterek “kira ödemesi” açıklamalı banka dekontlarını dosyaya sunmuştur.
Davalı-borçlu kiraları ödediğine dair savunmada bulunmuş olduğuna göre, kira ödemelerinin takip konusu aylara ilişkin olup olmadığı üzerinde durularak oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın alacak yönünden BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.