Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/4553 E. 2015/4841 K. 13.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4553
KARAR NO : 2015/4841
KARAR TARİHİ : 13.05.2015

MAHKEMESİ : Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)
TARİHİ : 13/01/2015
NUMARASI : 2014/123-2015/5

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İİK.nun 269/a maddesi uyarınca kesinleşen takip nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,karar davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde;davalının, kira borcunu ödememesi nedeniyle hakkında başlatılan icra takibinin kesinleştiğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davalının dava konusu taşınmazda kiracı olarak bulunmadığını, kiracının davalının oğlu O.. C.. olduğunu bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,tahliyesi talep edilen taşınmazda, O.. C.. isimli şahsın 24/05/2011 tarihinden beri faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, davalının kiracı olduğunun ispatlanamadığı, bununla birlikte ödeme emrine ilişkin tebligatın, davalının MERNİS adresinden adresten ayrıldığı belirtilerek Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre yapılmak suretiyle sürenin başlağından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı alacaklı, 25/07/2014 tarihinde,sözlü kira sözleşmesine dayanarak, davalı borçlu aleyhine, tahliye istekli başlattığı takip ile aylık 1.500 TL’den 2014 yılı Ocak ila Mayıs ayları 7.500 TL asıl alacak, 166.44 TL işlemiş faizin tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri davalının MERNİS adresinde muhtara teslim suretiyle 08/09/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dava dilekçesi ve ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiye ise 20.11.2014 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edilmiştir. Davalı borçlunun ödeme emrinin tebliğindeki usulsuzlüğü bu tarihde öğrendiğinin kabulü gerekir. Ne varki davalı borçlu bu tarih itibariyle tebligatın usulsuzlüğünü İcra Mahkemesinde şikayet yolu ile ileri sürüp tebliğ tarihini düzeltirmediği gibi süresinde itirazda da bulunmadığından 08.09.2014 tarihinde yapılan tebligat kesinleşmiştir. İcra Mahkemesi ödeme emrinin tebliğindeki usulsuzlüğü kendiliğinden dikkate alamaz. Yargıtay H.G.K.nın 30.05.2005 gün 2005/6-190 E-220 K. Sayılı kararı da bu doğrultudadır. Bu durumda kesinleşen takip üzerine yasal süre de İ.İ.K.nın 269/c maddesinde sayılan belgelerden biri ile borcun ödendiğini kanıtlanamadığından borçlunun temerrüdü gerçekleşmiştir. Mahkemece tahliyeye karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.