Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/466 E. 2015/6474 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/466
KARAR NO : 2015/6474
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ticaret Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, eski hale getirme bedeli, yapı denetim şirketine ödenen fark ve SGK prim alacağı, birleşen dava kiracı tarafından açılan taşınmaza yapılan imalat bedeli, ödenen kira bedellerinin iadesi ve kar kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile 412.402 TL nin davalıdan tahsili, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı/birleşen dosyada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili asıl davadaki dava dilekçesinde; Davacıya ait taşınmazın 01.09.2008 başlangıç tarihli ve sekiz yıl süreli sözleşme ile davalıya okul olarak kullanılmak üzere kiralandığını, taraflar arasında ek protokol de yapıldığını, protokoller uyarınca davalıya iskan işlemlerini yapması için vekaletname verildiğini, davalıya taşınmazın 07.12.2008 tarihinde teslim edildiğini, davalının kusuru nedeniyle tadilatların yetişmediğini, davalının iskan ruhsatını alamadığını, 31.08.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin sözleşme ve protokoller uyarınca yükümlülüklerini yaptığını, iskan için yapılması gereken işlemleri geciktirdiğinden yapı denetim şirketine fark ödediğini, SGK prim farkının davalı tarafça taahhüde rağmen ödenmediğini, belirterek taşınmazın eski hale getirilmesi ve yapı denetim şirketine ödenen fark ile SGK prim farkı olmak üzere şimdilik 10.000 TL nin tahsilini istemiştir. Davacı vekili 25/05/2012 tarihli dilekçesi ile dava değerini 437.024,00 TL’ye yükseltmiş, ıslah harcını yatırmıştır. Davalı vekili savunma ve birleşen davadaki dilekçesinde; yanlar arasındaki kira sözleşmesi nedeniyle ödenen kira bedelleri ile davalı adına yapılan işler bedeli ve kira farkı, kar kaybı alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik toplam 653.995,00 TL’nin, 31/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece sözleşmenin kiracı/davalı tarafından haksız feshedildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 412.402 TL nin davalıdan tahsili, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı kiracı 31.08.2009 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile davacı kiraya verenin yükümlülklerini yerine getirmediği gerekçesiyle kira akdinden döndüğünü davacıya bildirmiştir.
Dosyada sureti mevcut olan…. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/2329 Esas, 2011/1984 karar sayılı dosyasının incelenmesinden, davanın taraflar arasında görülen temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak davası olduğu, kiraya verenin 2009 yılı Eylül ve Ekim ayları kira bedellerini talep ettiği, mahmece 27.09.2011 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiği, davalının kararı temyiz etmesi üzerine Dairemizin 20.06.2012 tarihli ve 2012/7747 Esas sayılı ilamı ile hükmün alacağa ilişkin kısmının onandığı tahliyeye ilişkin kısmın ise süre yönünden bozulduğu, davalının karar düzeltme talebi üzerine bu sefer Dairemizin 21.03.2013 tarih ve 2012/14784 Esas sayılı ilamı ile alacağın ” Dava konusu kiralanan davalıya okul binası olarak kiraya verildiğine göre kiraya veren sıfatı ile davacının binanın iskân raporunun alınmasını sağlamak gibi yükümlülüğü olduğunun kabulü gerekir. Sözleşmenin başında binanın iskan ruhsatının olmadığı taraflarca bilinmektedir. Nitekim sözleşmede iskan alma yükümlüğü kiraya verene yüklenmiştir. Ancak, ek protokolde ise işlerin hızlandırılması amacıyla iskan almak için tadilat projesi işlemlerini yürütme sorumluluğu davalı kiracıya yüklenmiştir. Davalı iskan alınma sürecinde binanın 12.06.2006 onay tarihli mimarı projeye aykırı yapıldığını sonradan öğrenmiştir. Davacı kiraya veren sözleşmenin kurulması aşamasında projeye aykırılığı davalı kiracıya bildirmekle yükümlüdür. Davacı kiraya veren bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek dürüstlük kuralına aykırı davranmıştır. Binanın iskan raporunun alınabilecek olması asıl olduğundan, davalı kiracının bu konuda özenli davranmadığından bahisle kira aktinin feshinde kusurlu olduğundan söz edilemez. Nitekim … Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 30.11.2011 gün 30486.2011 (27679) sayılı yazısından binanın iskan alınabilmesi için eksikliklerinin bulunduğu ve halen iskan ruhsatının alınamamış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; mahkemece dava konusu yerin, davalı kiracıya kiranın başladığı tarihte, kullanılmaya elverişli iskan raporu alınabilecek ve hukuki ayıptan ari bir şekilde teslim edilmediği ve sözleşmenin feshinde davalı kiracının kusurlu olmadığı hususu gözetilerek alacak isteminin de reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile alacak isteminin de kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkeme kararının alacak yönünden de bozulması gerekmiştir. ” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bu bozma ilamına uyulmuş ve davanın reddine karar verilmiş, karar temyiz ve karar düzeltme aşamasından geçerek 13.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Taraflar arasında görülen ve yukarıda belirtilen kesinleşmiş ilam uyarınca kinacının haklı olarak sözleşmeden döndüğü, mahkemece bu kesinleşmiş ilam dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.