YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4797
KARAR NO : 2015/6076
KARAR TARİHİ : 17.06.2015
MAHKEMESİ : . Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde;davalının 01/01/2012 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, 26/12/2012 tarihinde gönderilen 04.01.2013 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile yeni dönem kira bedelinin aylık 350 TL, aidat bedelinin 1.050 TL olarak ödenmesinin davalıya ihtar edildiğini, davalının 188 TL kira farkını ödemediği gibi kira bedellerini ve yönetim giderini süresinde ödemediğini, kira sözleşmesinde süresinde ödenmeyen kira bedeli ve yönetim giderinin aylık % 5 gecikme cezası ve % 50 cezai şart ile tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını belirterek temmerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine, 2.185 TL kira ve 740 TL aidat bedeli olmak üzere toplam 2.925,40 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, talep edilen aidat bedeli ödendiği gibi kira bedelinin de ÜFE oranının üzerinde artış yapılarak ödendiğini, müvekkilinin tacir olmadığını, TBK’nun 346. maddesi gereğince gecikme cezası ve cezai şart isteminin dayanağı olan sözleşme hükmünün geçersiz olduğunu, ihtarnamenin yeni kira dönemi başlamadan önce gönderildiğini, ihtarname tarihinde muaccel bir borç olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin kira farkı ve gecikme faizine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 01/01/2012 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği hususuna ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede, yıllık kira bedeli 2.600 TL olarak belirlenmiş olup, davalı tarafından dava konusu yeni dönem kira bedeli 2.880 TL olarak ödenmiştir. Davacı ise yeni dönem kira bedelinin 3.068 TL olarak ödenmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Sözleşmenin hususi şartlarının 8/b maddesinde “Dönem sonunda kira miktarını taraflar günün şartlarını dikkate alarak yeniden belirleyeceklerdir. Şayet anlaşamazlar ise uyumsuzluk giderilinceye kadar kiracı kira bedelini DİE’nin açıkladığı TEFE ve TÜFE ortalamasının 10 puan artışı ile ödeyecektir.” hükmüne yer verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 344.cü maddesinde “Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılının üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemesi koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Sözleşmedeki artış oranının yasal (ÜFE) artış oranını geçtiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece yukarıda açıklanan esas ve ilkeler doğrultusunda üretici fiyat endeksindeki artış oranına göre kira bedeli belirlenerek varsa eksik ödenen kira bedelinin hüküm altına alınması gerekirken kira tespit davası açılmadığından kira parasının 2.600 TL olduğunun kabulü gerekeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Aynı zamanda 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 17.maddesinin 2. Fıkrasında (818 Sayılı Borçlar Kanun’unun 101/2.maddesi) borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmişse bu günün geçmesiyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmesi bulunmaktadır. Hükme esas alınan kira sözleşmesinin hususi şartlarının 5/d maddesinde, kira bedelinin yıllık peşin olarak kira döneminin ilk ayında birinci gününden yirminci günü akşamına kadar ödeneceği, 3/b maddesinde ise işhanı giderlerinin ilk taksitinin sözleşme düzenlendiğinde en geç on gün içinde, ikinci taksitin ise sözleşme düzenlenmesinden dört ay sonra ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmede belirlenen tarihte kira ve aidat alacağı alacağı muaccel olur. Bu nedenle kira ve aidat alacağı için sözleşmede belirlenen ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebilir. Davalı kiracı tarafından, kira bedelinin 01/02/2013 tarihinde 720 TL, 27/03/2013 tarihinde 2.160 TL olarak, yönetim giderinin ise 06/03/2013 tarihinde 500 TL, 11/07/2013 tarihinde 550 TL olarak ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece TBK.nun 120. maddesi hükmü çerçevesinde işlemiş faiz miktarı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.