Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/5209 E. 2015/6394 K. 24.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5209
KARAR NO : 2015/6394
KARAR TARİHİ : 24.06.2015

MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/06/2014
NUMARASI : 2013/667-2014/725

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular hakkında, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine, davalı borçluların yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak, itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Mahkemece itirazın kısmen kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- İ.İ.K.nun 4949 Sayılı Kanunla değiştirilen 363.maddesinin 1.fıkrasının son cümlesi ve İ.İ.K.na 4949 Sayılı Kanunla eklenen Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranı nazara alınarak uyuşmazlık konusu değerin karar tarihi itibariyle 5.440.-TL’yi geçmediği anlaşıldığından mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur. Bu nedenle kararı temyiz eden davalı kefil A.. Y..’un temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Davalılardan kiracı S.. U.. vekilinin temyizine gelince;

Taraflar arasında düzenlenen 01.04.2010 başlangıç tarihli 6 ay süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı N.. S.. sözleşmeyi İ. S. varisleri adına kiralayan, davalılardan S.. U.. kiracı diğer davalı A.. Y..oğlu ise müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olup sözleşmede aylık kiranın 800 TL olduğu her ayın ilk 5 gününde peşin olarak arasında ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklı, 01.04.2010 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak, 12.04.2013 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde aylık 40 TL’den 2011 yılı Nisan ila 2012 yılı Mart ayları 480 TL kira farkı,aylık 82 TL’den 2012 yılı Nisan ila 2013 yılı Mart ayları 984 TL kira farkı ile 2013 yılı Nisan ayı 926 TL kira alacağı toplamı 2.390 TL ile 93,24 TL işlemiş faizin tahsilini talep etmiştir.
Temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir.Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan tahliye istekli icra takibini birlikte yapmaları ve ihtarlı ödeme emrini birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Olayımıza gelince;Davaya dayanak yapılan kira sözleşmesinde davacı N.. S.., İ. S. varisleri adına kiralayan olarak yer almış ,İ. S.’nın dairemizin geri çevirme kararı ile getirtilen mirasçılık belgesinden adı geçenin davacı dışında E. S. (. isimli bir mirasçısının daha bulunduğu ve tapu kaydından da paylı mülkiyete ilişkin tapunun 04.04.2013 tarihinde oluştuğu anlaşılmıştır. 2013 yılı Nisan ayına ait kira bedeli haricinde takibe konu kira dönemi kiralananın elbirliği mülkiyetine tabi olduğu döneme ilişkin olduğundan, davalılar hakkındaki icra takibinin tüm ortaklar tarafından birlikte yapılması davanın da tüm ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Davadaki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün ise de, icra takibindeki eksikliğin giderilmesi mümkün olmadığından tahliye isteminin reddi gerekir. Öte yandan, davacının sadece iktisap tarihi olan 04.04.2013 tarihinden sonra oluşan 2013 yılı Nisan ayı kira bedelinin payına düşen kısmını davalı kiracıdan talep edebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) No’lu bentte açıklanan nedenle davalılardan A.. Y..’un temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan S.. U..’nun temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.