Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/69 E. 2015/1251 K. 12.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/69
KARAR NO : 2015/1251
KARAR TARİHİ : 12.02.2015

MAHKEMESİ : Salihli İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/11/2014
NUMARASI : 2014/89-2014/180

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananların tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar, davacılar vekili tarfından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, davanın yasal otuz günlük süre dolmadan açıldığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin tahliye davasının reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacılar vekilinin itirazın kaldrırılması talebinin de reddine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davaya ve icra takibine dayanak yapılan 01.08.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Yazılı kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 2.000 TL olduğu kararlaştırılmış artış şartı belirlenmemiştir. Davacılar vekili 25.02.2014 gününde başlatılan icra takibinde aylık kira bedellerinin 5000 TL olduğu iddiası ile takip tarihine kadar ödenmeyen aylar kira bedellerinin tahsilini talep etmiştir. Davalı icra takibine süresinde yapmış olduğu itirazında aylık iddia olunan aylık kira bedelini kabul etmeyip, aylık kira parasının 2.000 TL olduğunu ve tüm dönem kiralarının da ödendiğinden borcunun bulunmadığını bildirmiştir.
Bu durumda, davacı taraf iddia olunan aylık kira bedelinin 5.000 TL olduğunu yazılı belge ile ispat edemediğinden, takibe konu aylar kira parasının sözleşmedeki düzenleme ve davalının kabulü doğrultusunda 2000 TL olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, aylık kira parasının 2000 TL olduğu gözönünde bulundurularak ve davalı savunması üzerinde de durularak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinin bahisle, itirazın kaldırılması talebinin de reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle tahliye davasının reddine ilişkin kararın ONANMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle itirazın kaldırılması davasının
reddine ilişkin kararın BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 12.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.