YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7352
KARAR NO : 2016/2782
KARAR TARİHİ : 06.04.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık , ödenmeyen kira bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali, taşınmazı tahliyesi ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece dairemizin 13/09/2011 tarih ve 2011/3999-8861 E.K sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, davalı ile aralarında yapılan 01.04.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 2008 yılı için aylık 450 TL’den, 2009 yılı için aylık 500 TL’den 2010 yılı Ocak ayı için aylık 550 TL’den birikmiş kira alacağı toplamı 11.950 TL’nin tahsili amacıyla 27.1.2010 tarihinde takip başlatmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı kiracı yasal süresinde yaptığı itirazında kira sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını bildirmiştir. Bu itiraz üzerine davacı seçimlik hakkını kullanarak genel mahkemeye başvurmak suretiyle itirazın iptali ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Davacı takipte 01.04.2004 tarihli kira sözleşmesine dayanmışsa da davalı … yazılı sözleşmedeki imzasına karşı çıkmış yapılan inceleme sonrası Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi‘nin 10/11/2014 Tarih ve 2014/99188/9572 Sayılı Raporu ile sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı tespit edilmiştir. Davalı … kiracılık ilişkisine karşı çıkmamış kiralananı 2005 yılında tahliye ettiğini iddia ederek borçlu olmadığını savunmuştur. Kira akdi kullandırma akitlerinden olup bununla kiralayan, ücret karşılığı bir şeyin kullanımını kiracıya terk etmek durumundadır. Musakkaf taşınmazlar, otomobiller, kilitli dolaplar gibi şeylerin teslimi, anahtar teslimi suretiyle olur. Anahtar teslimi ile birlikte kiralanan üzerindeki tasarruf hakkı teslim alana geçer. Kiralanan taşınmazın tahliye edilmesi ve teslim olgusunun ispat yükü davalı kiracıya aittir. Yasal anahtar tesliminin ya bizzat anahtarı kiralayana vermek suretiyle, ya notere teslim edilerek veya tevdi mahalli tayini suretiyle yapılması gerekir. Bu durumda davalının taşınmazı 2005 yılında usulüne uygun tahliye ve anahtarı teslim ettiğini kanıtlaması gerekir. Öncelikle davalının bu konudaki delilleri toplanıp tahliye ve anahtar teslimini kanıtlayamadığı takdirde davalı aylık kira miktarında da karşı çıktığına göre davacının istenen dönemlerdeki aylık kira miktarını kanıtlaması gerekir. Davalı tarafça, talep edilen kira miktarına karşı konulduğuna göre kira parasını kanıt yükü davacı kiralayandadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı H.U.M.K’nun 288.’nci maddesi (yargılama sırasında 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun 200.maddesi) gereğince davacı tarafından talep edilen kira miktarına göre kira bedelleri ancak kesin delillerle kanıtlanabilir. Bu durumda mahkemece davacılara icra dosyalarında talep ettikleri yıllık kira miktarlarını kanıtlamak üzere imkan ve süre tanınmalıdır. Davacı aylık kira bedellerini kanıtlayamazsa davalı kiracının beyan ettiği aylık kira bedellerinin esas alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Öte yandan hakkında dava açılmadığı halde …’ın da kararda davalı olarak yer alması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.