Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/7494 E. 2015/7532 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7494
KARAR NO : 2015/7532
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ : . Asliye Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, koşulları oluşmadığından taraflar yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 15.08.2009 tarihli, beş yıl süreli, birinci yıl aylık asgari kira bedeli 2.800 Euro + KDV, ikinci yıl 2.884 Euro + KDV olan kira sözleşmesine dayanarak 02.11.2010 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2010 yılı Mayıs ayı ile Ekim ayları arası eksik ödenen ve ödenmeyen toplam 33.551,61 TL kira parası ile 3.063,08 TL işlemiş faiz isteminde bulunmuş, davalı kiracı süresinde yaptığı itirazında ödeme emrinde hangi ay kiralarının istendiğinin yazılmadığını ve alacaklı tarafa borçlarının bulunmadığını belirterek borca, faize ve faiz oranına itiraz etmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 31.620,96 TL asıl alacak ile 1.381,91 TL faiz için davalı kiracının itirazının iptaline, koşulları oluşmadığından taraflar yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir. Davalı kiracının miktarı belli olan kira bedelini ödemediği sabit olduğuna göre asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken, icra inkar tazminatı isteminin şartları oluşmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan sözleşmenin gecikme faizi başlıklı 3.3 maddesine göre ” Kira bedellerinin hukuken haklı bir sebep olmaksızın zamanında ödenmemesi veya noksan ödenmesi halinde yasal takibe geçilmiş olsun veya olmasın, Euro bazında aylık % 3 gecikme faizini KDV’siyle birlikte ödemeyi kiracı kabul etmiştir ” düzenlemesi bulunmakta olup tarafları bağlar. Bu durumda sözleşme hükümleri gözetilerek faiz hesabı yapılması gerekirken davacının takipte Euro üzerinden belirlenen asgari kira bedelinin TL karşılığını istediğinden bahisle avans faizi üzerinden faiz hesabı yapılıp yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.