YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9839
KARAR NO : 2016/5222
KARAR TARİHİ : 07.09.2016
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibinde borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerini 01.07.2009 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile aylık 400 TL bedelle kiraladığını, davalının 01.08.2009 tarihinden 01.04.2012 tarihine kadar işleyen kira bedellerini bankaya yatırdığını ancak davalının ödemeleri yok sayarak toplam 28.754 TL kira alacağının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi’nin 2013/5387 Esas sayılı icra takibi başlattığını beyanla davalıya borçlu olmağının tespitini istemiştir. Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan 01.07.2009 tarihli 400 TL bedelli kira sözleşmesinin muvazaalı olup, asıl kira bedelinin aylık 800 TL olduğunu; önceki kiracı son ödediği kira, aylık 800 TL iken artış yapılmadan kiralananın davacıya devredildiğini ancak davacının ısrarı üzerine muvazaalı olarak 400 TL üzerinden kira sözleşmesi düzenlendiğini oysa ki 01.07.2009 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 800 TL olup yıllık artış oranının da %15 olduğunu buna ilişkin davacı ile dava dışı tarafından düzenlenen sözleşmeyi sunduklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davacı, taraflar arasında düzenlenen 01.07.2009 başlangıç tarihli, bir yıl süreli aylık 400 TL bedelli kira sözleşmesine dayanmıştır. Davalı kiraya veren ise bila tarihli davacı … ile dava dışı arasında düzenlenen sözleşmeye göre aylık 800 TL bedelli kira sözleşmesinin geçerli olduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme, 21.01.2015 tarihli duruşmada davacı vekiline davalı tarafından ibraz edilen belge altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığını bildirmek üzere 4 haftalık kesin süre vermiş, davacı vekili 24.02.2015 tarihli dilekçe ile davacının imza örneklerinin nerelerden istenebileceğine dair dilekçe sunmuş ve 13.03.2015 tarihli duruşmada davacıyı hazır ederek sözleşmedeki imzayı kabul etmediklerini, imza incelemesi yapılmasını kalep ettiklerini beyan etmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin kesin süre içerisinde aylık kiranın 800 TL olduğuna yönelik ibraz ettiği sözleşme altındaki imzayı inkar etmemiş olması nedeniyle bu sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olduğu sabit kabul edilmek suretiyle takip tarihi itibariyle davacının toplam 20.800 TL borcu bulunduğunu belirterek, 20.800 TL kira alacağını aşan miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
./..
6100 Sayılı HMK.nun 211.maddesinde “(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. Aynı maddenin b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece 6100 sayılı HMK.nun 211. maddesi gereğince ve davacı duruşmaya geldiğine göre davalının dayanağı olan aylık 800 TL bedelli sözleşme hakkında imza incelemesi yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 07/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.