Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2016/2959 E. 2016/5641 K. 04.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2959
KARAR NO : 2016/5641
KARAR TARİHİ : 04.10.2016

MAHKEMESİ :Sulh … Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. … … ile davalı vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklanması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, peşin ödenen kira bedelinin, tahliye tarihinden sonraki döneme isabet eden kısmının iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin …… nolu bağımsız bölümde 26/05/1999 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, kullanım bedelinin tamamının sözleşme düzenlenirken peşin ödendiğini, davalının aidat alacağının tahsili için başlattığı takipte ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, takibin kesinleşmesi üzerine, müvekkilleri hakkında temerrüt nedeniyle tahliye istemli dava açıldığını, yargılama sürecinde de aynı şekilde usulsüz tebligat yapıldığını, müvekkilleri hakkında tahliye kararı verildiğini ve kararın kesinleştirildiğini, müvekkilinin …/04/2014 tarihinde tahliye edildiğini, davalının 99 yıllık kullanım bedeli peşin ödenen taşınmazdan, kullanım süresi sona ermeden usulsüz yöntemlerle müvekkillerini tahliye etmek suretiyle kira sözleşmesinin haksız ve kötüniyetli feshine neden olduğunu, müvekkillerinin kalan süreyi kullanma hakkından mahrum kaldığını belirterek peşin ödenen kira bedelinin, sözleşmeye göre kullanılmayan süreye denk düşen orandaki miktarının denkleştirici adalet prensipleri dikkate alınarak hesaplanmak suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ….000 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de 630.000 TL’nin tahliye tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili, davacının tahliyesinin tamamen yasal prosedürler içerisinde gerçekleşmiş olup sözleşmenin feshedilmesinden dolayı müvekkiline kusur yöneltilemeyeceğini, davacının aidat bedellerini ödemediğini, bu nedenle davacının tahliyesinde hukuki olarak bir yanlışlık bulunmadığını, sözleşmenin yasalara aykırı olarak düzenlenmiş olması nedeniyle geçerli olmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu parsellerin imar planında turistik tesis hizmet alanı olarak belirlendiğinden konut olarak kullanılamayacağını, sözleşmenin başlangıcında turizm tesis alanı olarak tespit ve tahsis edilmiş olduğundan kira sözleşmesinden doğan edimin ifasının başlangıçtan itibaren imkansız olduğunu, bu nedenle sözleşmenin başlangıçtaki objektif imkansızlık nedeniyle butlanla sakat ve kesin hükümsüz olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

…- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
…-Davacı vekilinin faiz ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmamış ancak ıslah dilekçesinde 630.000 TL’nin tahliye tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar dava dilekçesinde davacının faiz talebi yok ise de ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunduğuna göre ıslah dilekçesindeki faiz istemi yönünden olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir.
Öte yandan, 6100 sayılı HMK’nın 323 maddesinde yargılama giderleri arasında karar ve ilam harçları da sayılmıştır. Mahkemece, yargılama giderleri arasında, peşin alınan karar ve ilam harcı miktarı ile bunlardan hangi tarafın sorumlu olduğu hususlarının hüküm fıkrasına yazılmamış olması da doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda … nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici ….madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, … duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan ….350.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04/…/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.