YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/112
KARAR NO : 2021/1014
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
– K A R A R –
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ….arasında düzenlenen 19.12.1999 tarihli sözleşme gereğince davalılara ait binanın dış cephe işlerini yaptığını, ancak iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 250.000,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçelerinde; davacı ile akdi ilişkileri bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece; davacının kat maliklerinden yapılan işlerin bedelinin tahsilini isteyemeceği, tüm davalıların davacının yapmış olduğu işin bedelini ödeyerek taşınmaza malik oldukları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 23.01.2019 tarih, 2017/1640 Esas ve 2019/303 Karar sayılı kararı ile gerekçeli kararın ve temyiz başvuru dilekçesinin bir kısım davalılara tebliği için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiş, mahkemece 26.04.2021 tarihli ek karar ile 10.03.2021 tarihli muhtıra gerekleri davacı vekilince yerine getirilmediğinden davacının temyiz talebinin reddine dair verilen karar, davacı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
06.08.2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin kanun yollarına başvurulması hâlinde dosyanın gönderilmesi için yapılacak işlemler başlıklı 69. maddesinde; kanun yollarına başvurulması hâlinde usul kanunlarına göre yapılması gereken işlemler tamamlandıktan sonra dava dosyası, ilgili dairece elektronik ortamda dizi pusulası düzenlenip “Dosya Gönderme Formu” doldurularak, Yönetmeliğin 5 inci maddesinin sekizinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla elektronik ortamda Yargıtay’ın ilgili dairesine gönderileceği belirtilmiştir.
Karar tarihi itibariyle kanun yollarına başvuru bakımından verilen karar 1086 sayılı HUMK hükümlerine göre temyize tabidir. 1086 sayılı HUMK 432 nci maddesine göre “Temyiz süreleri ilamın usulen taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar” Hükmüne göre ilam her iki tarafa da usulen tebliğ edilmeden temyiz süresi başlamaz. Bu durumda ilamın tebliğ edilinceye kadar gerekli usuli işlemler mahkemece tamamlanmadan, HUMK 434.ncü maddesi uygulanamaz. Mahkemece gerekçeli karar ile ilgili tebligat işlemleri tamamlanmadan dosyanın Yargıtay’a gönderilmesi ve davacı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi mümkün olmadığından davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile ek kararın bozularak kaldırılmasına ve tebliğ işlemlerinin tamamlanması için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 20.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.