YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1557
KARAR NO : 2021/1620
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı şirketlerden oluşan iş ortaklığı ile müvekkili arasında Özel Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresi içerisinde davacıya ait ve güvenliği davalı şirketler tarafından sağlanan Gölbaşı … köyünde bulunan ana depo müdürlüğünde, yangın olmamasına rağmen gazlı yangın söndürme sisteminde kullanılan 12 adet yangın tüpünün hatalı olarak boşaltılması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, sözleşme ve şartname hükümlerine göre oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 57.288,00 USD’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; teknik raporda, davacının kendi personelinin depo içerisinde kullanılması yasak olan ve yangın söndürme sistemini aktif hale getirebilecek derecede duman çıkartan forklifti kullandığının tespit edildiğini, yangın söndürme butonuna kimin bastığının tespit edilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; düğmeye davalıların çalışanları tarafından basılabileceği gibi davacı çalışanlarınca da basılmasının mümkün olduğu, sıfırlama düğmesine basan kişinin kesin olarak tespit edilemediği ve bu durumda da davalı tarafın kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi bulunmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise hizmet sunan yüklenicidir.Her ne kadar mahkemece makine mühendisi bilirkişi tayin edilerek rapor alınmış ise de; dava konusu olay değerlendirildiğinde, bilirkişinin uyuşmazlığın çözümünde uzman olmadığı gibi, olayın tüm yönleriyle değerlendirilmesi açısından alınan raporunda yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Olayın oluşu, tarafların karşılıklı iddiaları dikkate alınarak; yangının çıkış sebebi, güvenlik şirketinin yangının çıkışında doğrudan bir dahlinin ya da kusurunun bulunup bulunmadığı, doğrudan kusuru bulunmasa dahi güvenlik şirketi olarak gerekli tedbirlerin alınmasında ihmal veya başkaca herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının uğradığını öne sürdüğü zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında, dava konusu yangın söndürme sistem ve cihazları konusunda da uzman kimya mühendisi bir yangın uzmanı ve güvenlik şirketinin sorumlulukları konusunda uzman bir bilirkişinin bulunduğu üç kişilik bilirkişi tayin edilerek, yukarıda belirtilen sebeplerle olayı tüm yönleriyle değerlendiren bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile mevcut şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 22.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.