Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/1837 E. 2022/121 K. 19.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1837
KARAR NO : 2022/121
KARAR TARİHİ : 19.01.2022

Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından duruşma istemi reddedilerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, tarafların Almanya’dan gelecek olan firmanın Antalya’da düzenlemek istediği seminer ve konaklama organizasyonu için davalıya ait otelde konaklaması ve seminer yapması adına anlaşmaya vardıklarını, sözleşme gereği bir kısım ödemelerin yapıldığını, 2016 yılında tüm ülke çapında baş gösteren terör olayları ve canlı bomba olayları neticesinde Alman firmanın mücbir sebeplere dayanarak organizasyonu iptal ettiğini, bunun davalı şirkete bildirilerek ön ödemelerin iadesini talep edildiğini, uzunca bir süre cevap verilmediğini, müvekkili ile davalı arasında yapılan başka bir işin bedelinin davalı tarafından müvekkilin alacaklı olduğu bedelden düşüldüğünü, müvekkilinin daha sonra kalan bakiyeyi süresiz kullanım hakkı talebinde bulunduğunu, davalı tarafından kabul edilmediğini, müvekkili tarafından bu sözleşmenin devamının sağlanmasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile ödenen 52.760 Euronun iadesine karar verilmesini, mahkeme aksi görüşte ise 23/03/2015 tarihinde yapılan ön ödemenin sözleşme uyarınca iade edilerek geriye kalan 22.760 Euroluk kredinin müvekkili tarafından sözleşmede belirtilen şartlar doğrultusunda dilediği herhangi bir işte süre sınırlaması olmaksızın kullanabilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 52.760 Euronun sözleşme şartlarına istinaden iadesinin mümkün olmadığını, davacı şirket ile Alman firma arasında yapılan sözleşmenin, sözleşmelerin şahsiliği ilkesi gereği müvekkili şirketi bağlamadığını, sözleşmenin 13. maddesinde mücbir sebep hallerinin tahdidi olarak sayıldığını, terör olaylarının mücbir sebep hallerinden olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi tarafından, taraflar arasındaki sözleşmede terör olaylarının iptal sebepleri arasında sayılmadığı, sözleşme kapsamında davalının gerekli rezervasyonları yerine getirdiği, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra görülen terör olaylarına rağmen davacı tarafından ödemelerin yapıldığı, sözleşmenin akdedildiği tarihten sonra gerçekleşmiş olan ve otelin bulunduğu bölgede gerçekleşmeyen terör olaylarının davacı tarafça da mücbir sebep sayılmadığı ancak dava dışı üçüncü firmanın davacı şirket ile sözleşmesini feshetmesinden sonra taraflar arasında imzalanan sözleşmenin iptalinin veya uyarlanmasının talep edildiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında 20/05/2015 tarihli seminer ve konaklama organizasyonu için grup sözleşmesi mevcuttur. Taraflar arasındaki bu sözleşmenin 13. maddesinde; “Otel idaresi tarafından temin edilecek tüm odalar ve mahallerin, mecburi sebeple, hükümet ve resmi makamların muameleleriyle, savaş, mülki hakların kullanılmaması hali, grevler, ayaklanma, salgın hastalıklar, karantina, sel, deprem, yangın gibi otel idaresinin iradesi dışında kalan afet durumlarında otelin rezerve edilen bu yerlerinin temini mümkün olmayabilir. Yukarıda sayılan bu ve benzeri sebeplerden birinin vuku bulması halinde her iki tarafa da tutulan rezervasyonlarla ilgili olarak herhangi sorumluluk yüklenmeyecektir. Grup, kontratta belirtilen mücbir sebepler nedeniyle iptal edildiği takdirde, iş bu sözleşmenin 5. maddesinde belirlenmiş geri ödenemez tutar haricinde, o tarihe kadar ödenmiş olan tutar, mücbir sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren 1 yıl süresince yine otelde kullanılmak şartıyla, acentenin kredi hesabında muhafaza edilecektir. Belirtilen meblağ bu 1 yıl süre içerisinde, başka bir grup rezervasyonu dahilinde kullanılmaz ise, otel bu meblağı gelir olarak kayıt altına alacak ve acente bu meblağ ile ilgili ileriye dönük herhangi bir hak talep edemeyecektir” hükmü düzenlenmiştir. Bu madde de sayılan mücbir sebep halleri tahdidi olmayıp, terör olayları sözleşmenin 13. maddesi kapsamındadır. Turizm gibi hassas bir alanın terörden etkilenmemesi mümkün değildir. Mahkemece bu husus tartışılıp ayrıca davacının sözleşme gereği aynı rezervasyon sözleşmesini başka bir grup için kullanma talebinin davalı tarafından haklı olmayan bir şekilde reddedilmiş olması da değerlendirilerek müterafık kusur bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddi kararı doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesinin 12/11/2020 tarih ve 2019/2169 Esas, 2020/1447 Karar sayılı kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK 373/1 maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 19.01.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.