Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/2835 E. 2021/2464 K. 22.12.2021 T.

Yayınlanma Tarihi: 31.01.2024 04:15


YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2835
KARAR NO : 2021/2464
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili, karşı dava ise, eser ayıplı teslim edildiğinden yapılan ödemenin iadesi istemlerine ilişkin olup; mahkemece ilk yapılan yargılamada asıl davanın kabulüne, karşı davanın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gerekçesiyle tefrikine karar verilmiş, temyiz incelemesinde kapatılan 15. Hukuk Dairesinin 26.09.2017 tarih, 2016/3928 Esas ve 2017/3148 Karar sayılı ilamıyla karşı dava açısından davacı konumundaki kooperatif tüketici olmadığından karar görev yönünden bozulmuş ve bozma dikkate alınarak birleştirme kararı verilmiştir. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada asıl davanın kabulü ile 6.300,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davalı- karşı davacı iş sahibince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı kooperatiften iki çanaklı uydu anten santral kurulumu, asansör panosu kurulumu ve 2011 yılından elektrik işleri için işçilik ve malzeme dahil toplamda 8.300,00 TL alacağının olduğunu, 2.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek bakiye 6.300,00 TL iş bedeli alacağının tahsili amacıyla eldeki davayı açmıştır.
Davalı kooperatif, davaya cevap ile birlikte davacının edimini ayıplı olarak ifa ettiğini bu sebeple borçlu olmadıklarını, ayrıca ödedikleri 2.000,00 TL'nin de iadesine karar verilmesini talep ederek karşı dava açmıştır.
Mahkeme ilk yargılamada; davacının açmış olduğu dava kabul edilmiş, karşı davanın tefriki ile yargılamasının Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yapılmasına hükmetmiştir. Karar kapatılan 15. Hukuk Dairesince görev yönünden bozulmuş ve dosyalar birleştirilmiştir. Bozmadan sonra yapılan yargılamada mahkemece, 03.04.2015 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak yapılan tüm işlemlerde malzemelerin standartlarına uygun olduğu, uydu anten sisteminin çalışıyor halde olduğu, montajının çevre şartlarından etkilenmeyecek şekilde kurulduğu zaman sorunsuz çalışacağı tespit edildiğinden eserdeki ayıbın hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde olmadığından, davacının bedel iadesi ile sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanamayacağı gerekçesiyle asıl davanın 6.300,00 TL bakımından kabulü ile karşı davanın reddine karar vermiştir.
1- Davalı vekilinin karşı davaya ilişkin temyizinin incelenmesinde;
5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 Sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen ek madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2020 yılı için 3.920,00 TL’dir.
Karşı dava değeri 2.000,00 TL olup davanın reddine hükmedilmiş olduğundan karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca’da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle davalının karşı davaya ilişkin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz istemine gelince;
Taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi olmayıp; davacı yüklenici sözlü anlaşma ile 2013 yılında 3 bloktan oluşan siteye “iki çanaklı uydu anten santral kurulumu” işi ile “3 blok asansör panosu kurulumu ve aydınlatılması” işlerini üstlenmiş, iş bedeline ilişkin 2011 yılında üstlendiği elektrik işlerinden kalan bakiye 980.00 TL’yi de ekleyip 17.05.2014 günlü 8.300,00 TL tutarlı faturayı düzenleyerek alacak davasına konu etmiştir. Davalı iş sahibi, elektrik ve asansör pano kurulumu işinden dolayı taraflar arasında ibranamenin mevcut olduğunu, anten kurulum işine ilişkin ise ayıplı teslim yapıldığından davacının alacağının bulunmadığını beyan etmiştir.
Gerçekten de delil olarak sunulan 01.03.2012 tarihli "tutanaktır" başlıklı belgede “S.S .... Konut Yapı Koop. Elektrik işçiliğinden olan 500,00 TL elden aldım. Koop. Hesabı kapandı, alacağım kalmadı” yazılı olup, bu belge taraflarca imzalanmıştır. Bu nedenle ibraname nitelikli belgenin davacı yüklenici yönünden bağlayıcı olduğu kabul edildiğinde, 2011 yılı elektrik işleriyle ilgili yüklenicinin iş sahibini ibra ettiği anlaşılmaktadır. Bu hususta, ibraname dikkate alınmadan iş bedeli içindeki 980.00 TL’nin kabul edilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yönden; davacının çanak anten sistemi kurulumuna ilişkin bakiye iş bedeli talebi karşısında, davalının savunmasında ileri sürdüğü ayıplı ürün teslim edildiği iddiası konusunda herhangi bir inceleme yapılmış değildir. Keza davalı yan yapılan imalâtta ayıpların tespit edilmesi ile birlikte davacıya ayıp ihbarında bulunduklarını ifade etmiş, ayıp ihbarının yapıldığına ilişkin tanık beyanları dinlenmiş, ancak ayıplı imalat bedeline ilişkin inceleme yaptırılmamıştır.
Bu açıklamalara göre mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle davalının ayıplı olduğunu bildirdiği imalâtlar için bilirkişilerden alınacak ek rapor ile antenlerin ayıplı olarak montajının yapılıp yapılmadığı, rüzgar sonucu sökülmelerinin montaj hatası olup olmadığı belirlenip, ayıplı ifanın belirlenmesi halinde ayıp giderinin bedeli düşülerek davacının bakiye alacağının bulunup, bulunmadığının belirlenmesi, belirlenen bu bedelden 980.00 TL’nin mahsubu ile kalan miktarın davacı alacağı olarak belirlenerek sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Belirtilen bu gerekçelere göre, eksik incelemeye dayalı kararın temyiz eden davalı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı- karşı davacı vekilinin karşı davaya ilişkin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması yönünden REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya ilişkin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl davada davalı karşı davacıya iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 22.12.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.