Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/2877 E. 2021/1945 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2877
KARAR NO : 2021/1945
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı yüklenici vekili; davalı iş sahibi ile Uzunköprü Devlet Hastanesi’nin onarımı konusunda açılan ihale sonucu işi üstlendiklerini ve sözleşme düzenlendiğini, ihale evrakı içerisinde uygulama projesinin 4 katı kapsadığını, yapılan işlerin 1850 m² mantolama, 1850 m² dış cephe boyası ve bu işlerin yapılması için de 1850 m² iş iskelesini içermekte olduğunu, ayırca binanın 5 ve 6. katlarının olması nedeniyle davalı idarenin muvafakati ve direktifi doğrultusunda 5. ve 6. katın da boya işlerini yaptıklarını, bu işlerin yapılması için kurulan iskele bedellerinin davalı … tarafından ödenmediğini, bunun üzerine yapılan tespit ile alacaklarının hesaplandığını, ıslah dilekçesi ile belirttikleri miktarın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iş sahibi vekili; yapılan işlerin karşılığının ödendiğini, fazladan iş yaptırıldığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, yazılı ya da sözlü bir muvafakatlarının bulunmadığını, dava dosyasına sunulan değişik iş dosyasında yapılan tespiti de kabul etmediklerini davanın reddini savunmuştur.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 62.180,00 TL iş bedeli, 12.462,10 TL KDV olmak üzere toplamda 74.642,10 TL’nin dava tarihi olan 06/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 7.053,95 TL’lik kısmın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı adi ortaklardan Hocaoğlu İnşaat Ticaret Limited Şirketi olmasına karşın karar başlığında şirket yetkilisi …’nun gösterilmesi ve husumeti benimseyen Edirne İl Özel İdaresi’nin davaya katılıp cevap vermesine karşın taraf sıfatı bulunmayan Uzunköprü İlçe Özel İdaresi’nin karar başlığında yer almasının her zaman mahallinde düzeltilmesinin mümkün olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece verilen 07.12.2017 tarih, 2016/169 Esas, 2017/241 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne 59.254,20 TL iş bedeli, 10.665,75 TL KDV olmak üzere toplam 69.919,95 TL’nin ve bu toplam bedele dava tarihi olan 06/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 4.405,00 TL’nin kısmen feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.11.2018 tarih, 2018/2118 Esas ve 2018/4734 Karar sayılı ilamıyla; “sözleşme hükümleri ve özellikle önceki bozma ilamında belirlenen ilke ve esaslar nazara alınarak mahkemenin ve Yargıtayın denetimine elverişle rapor almak, rapora teknik itirazlar olursa bu itirazları karşılayacak ek rapor almak, tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durularak karar verilmesi” gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
1086 sayılı HUMK ‘nın yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda; “Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu” belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’da da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü müktesep hak doğacaktır.
Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.02.1998 tarih, 1987/2-520 Esas, 1988/89 Karar sayılı ilamında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli kazanılmış hak denilmektedir…” şeklinde tanımlanmaktadır.
Bu bilgiler ışığında mahkemece verilen 07.12.2017 tarihli karar ile; davanın kısmen kabulü ile 59.254,20 TL iş bedeli, 10.665,75 TL KDV olmak üzere toplam 69.919,95 TL’nin ve bu toplam bedele dava tarihi olan 06/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine hükmedildiği, bu kararın sadece davalı vekilince temyiz edildiği, davacı vekilince temyiz edilmemesi sebebi ile davalı aleyhine 59.254,20 TL iş bedeli, 10.665,75 TL KDV olmak üzere toplam 69.919,95 TL’nin üzerinde alacağın tahsiline hükmedilemeyeceği doğrultusunda usuli kazanılmış hak oluştuğu gözden kaçırılarak daha fazlasının tahsiline hükmedilmesi hatalı olmuştur. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün 1 nolu bendinde yer alan “62.180,00 TL iş bedeli, 12.462,10 TL KDV olmak üzere toplamda 74.642,10 TL” rakam ve kelimelerinin çıkartılarak yerine “59.254,20 TL iş bedeli, 10.665,75 TL KDV olmak üzere toplam 69.919,95 TL” rakam ve kelimelerinin yazılmasına, “3. bendinde yer alan alınması gerekli ifadesinden sonra gelen “5.098,81” rakamının çıkartılarak “4.776,23” rakamının eklenmesine, eksik kalan kelimesinden sonra gelen “1.798,58” rakamının çıkartılarak “1.476TL” rakamının eklenmesine, 4. bendinde yer alan kabul ve red oranları dikkate alınarak ifadesinden sonra gelen “3.084,47” rakamının çıkarılarak yerine “2.741” rakamının eklenmesine, 5. bendinde yer alan kabul ve red oranları dikkate alınarak ifadesinden sonra gelen “639,34” rakamının çıkarılarak yerine “1.235” rakamının eklenmesine, 6. bendinde yer alan “10.503,47” rakamının çıkarılarak yerine “9.889,54” rakamının eklenmesine, 7. bendinde yer alan “4.080,00 ” rakamının çıkarılarak “3.400,00” rakamının eklenmesine, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 01.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.