Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/330 E. 2021/2217 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/330
KARAR NO : 2021/2217
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalı aleyhine Nurdağı İcra Müdürlüğünün 2014/86 E. sayılı dosyasında 1.500.000,00 TL alacağın tahsili için icra takibi başlattığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, iş bu itirazın 600.000,00 TL’lik kısmı için iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsili için iş bu davayı açma gereği duyduklarını, çünkü müvekkil ile davalı arasında 17.06.2012 tarihinde davalı şirkete ait taş ocağında taşların delinip patlatılması, konkasörde kırılıp elenmesi ve stoklanması işi konularında sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre müvekkil şirketin 01.07.2012-31.01.2014 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkil şirketin toplam 712.798 ton malzemeyi teslim ettiğini, stokta ise yaklaşık 80.000 ton civarında malzeme bırakıldığını ve bu malzemenin davalı tarafça çekildiğini, müvekkile ait hakedişi yapmamaları ve sözleşmeye göre ödemeleri gereken 4.596.000,00 TL malzeme bedelinin ödenmediğini, davalıda bulunan LİEBHERR marka ekskavatörüden dolayı da müvekkilinin ödediği peşinat 150.000,00 TL ve taksitler halinde ödenen 185.861,00 TL alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek, Nurdağı İcra Müdürlüğünün 2014/86 E. sayılı dosyasında yapılan itirazın 600.000,00 TL’lik kısmı için iptal kararı verilerek takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 17.06.2012 tarihinde yapılan protokoldeki edimlerini yerine getirdiğini, davacı şirket zarar ettiğinden dolayı işi bıraktığını, davacının müvekkilininden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 17.06.2012 tarihli adi yazılı eser sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin konusunun davalı şirkete ait taş ocağında taşların delinip patlatılması, elenmesi ve stoklanması olduğu, sözleşmenin 1. maddesine göre işveren davalının davacı şirkete bu iş karşılığında ton başına 4,9 kuruş ödemeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin 2. maddesinde işveren davalı şirketin yüklenici davacı şirkete işin sonuna kadar 3,392 TL/LT birim fiyatı üzerinden motorin tedarik etmeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin 8. maddesinde üretimde kullanılan girdilerin tamamının işveren davalı şirket tarafından yüklenici davacı şirkete verileceği, bu maliyet kalemlerinin ay sonu yüklenicinin hakedişinden kesileceğinin kararlaştırıldığı, davacı yüklenicinin periyodik olarak ay sonu hakedişe hak kazanması için maliyet kalemlerinin sözleşmede kararlaştırılan bedelden düşük miktarda gerçekleşmesi gerekmekte olduğu, maliyetlerin mahsubu ile davacının hakedişinin belirleneceğine yönelik belirleme yapıldığı, 6098 sayılı TBK’nın 480. maddesine göre bedel götürü olarak belirlenmişse, yüklenicinin eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlü olduğu, yüklenicinin eser öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile belirlenen bedelin artırılmasını isteyemeyeceği, davalı tarafın sunmuş olduğu harcama kalemlerine göre davacı şirketin hakedişe hak kazanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasındaki protokol başlıklı sözleşmenin 8. maddesinde üretimde kullanılan girdilerin tamamının işveren davalı şirket tarafından yüklenici davacı şirkete verileceği ve bu maliyet kalemlerinin ay sonu yüklenicinin hakedişinden kesileceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece de davalının sunduğu harcama kalemleri dikkate alınarak davacının hakediş alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Ancak davalı işveren tarafından sunulan ve davacı yüklenicinin yükümlüğünde bulunduğu savunulan harcama kalemleri içerisinde davacının iddia ettiği ve davalı işveren tarafından leasing sözleşmesiyle satın alınan …. marka ekskavatörün ödeme dekontlarının da bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmede anılan ekskavatörün yüklenici tarafından temin edileceği kararlaştırılmadığına göre ve ekskavatörün de davalıda olduğu göz önünde bulundurularak, ekskavatörün bedelinden davacı yüklenicinin sorumlu olmaması gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesinde de işveren davalı şirketin yüklenici davacı şirkete işin sonuna kadar 3,392 TL/LT birim fiyatı üzerinden motorin tedarik etmeyi taahhüt ettiği görülmüştür. Ne var ki, davalı işverenin sunmuş olduğu harcama kalemleri içerisinde bulunan akaryakıt faturalarında motorinin litre fiyatının dönemsel olarak farklılık gösterdiği ve 3,392 TL’nin üstünde fiyatlamalarla harcama kaleminin oluşturulduğu görülmüştür. Sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde motorinin litre fiyatının 3,392 TL olması gerektiği ve belirlenen litre fiyatının üzerindeki fiyatlardan davacı yüklenicinin sorumlu olmadığının göz önünde bulundurulmaması da doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık, konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak dosyadaki tüm delillerle birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 13.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.