YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4213
KARAR NO : 2022/5273
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 08.11.2022 tarihinde davacı vekili Avukat … geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı müflis S.S. … Konut Yapı Kooperatifinin üyesi olarak 16 no’lu bağımsız bölüme sahip olduğunu, dava dışı kooperatif ve dava dışı arsa malikleri arasındaki dava sonucu 16 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali arsa maliki adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin bağımsız bölümün değerinin tahsili için kooperatife dava açtığını ve talebinin kabul edildiğini, alacağının tahsil edilememesi nedeniyle iflas yoluyla takibe başvurduğunu ve kooperatifin iflas ettiğini, davalıların müflis kooperatifin üyeleri olduğunu, müvekkilinin ödediği paranın kooperatifin hesabına girdiğini, kooperatif üyelerinin zenginleştiğini ileri sürerek, 145.726,20 TL’nin davalılardan ortaklık paylarıyla orantılı olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … vekili, …, …, …, … davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, dava tarihi itibari ile davacının dava dışı kooperatif ortağı olmadığı, davalılara karşı kooperatiften alacaklı olan üçüncü kişi konumunda olduğu, kooperatifin ana sözleşmesinin 21. maddesinde ortakların kooperatife karşı sorumluluklarının düzenlendiği, kooperatiften alacaklı olanların kooperatif üyelerine doğrudan ve kişisel malvarlığına başvurma olanağı veren bir istisna hükmüne yer verilmediği, davalı ortakların taahhüt ettikleri ortaklık payını ödemediklerine ilişkin bir iddia da ileri sürülmediği, davalılardan … hakkındaki davadan feragat edildiği gerekçesiyle, davalı … hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacının yaptığı istinaf başvurusunu inceleyen bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir. (HMK. madde 33). Anılan yasal düzenlemeye göre davayı aydınlatma görevinin mahkeme hâkimine ait olmasına göre uyuşmazlığın çözümüne ilişkin hukuki nitelendirme yapılmalıdır.
Somut olayda, davacının dava dışı kooperatifin üyesi olduğu dönemde adına 16 no’lu bağımsız bölümün tahsis edilip, ferdileştirmeye gidilerek tapuda tescil edildiği ancak bağımsız bölümün bulunduğu arsanın malikleri ile kooperatif arasındaki dava sonucunda davacı adına ferdileştirilen bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile arsa maliki adına tescil edildiği görülmüştür. Bu durumda davacının dava dışı kooperatife yapmış olduğu ödemelerin dava dışı kooperatifin inşaat yapımında kullanıldığı ve bu sayede kooperatiften daire alan dava dışı kooperatif üyelerinin bağımsız bölüm sahibi olup menfaat sağladıkları, sebepsiz zenginleştikleri dikkate alınıp, 6098 sayılı TBK’nın 77. ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri göz önünde bulundurulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 16.04.2021 tarih ve 2021/474 esas, 2021/684 karar sayılı kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, HMK 373/1 maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine karardan bir örneğin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin … dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.