YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4421
KARAR NO : 2023/500
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı … … Kömür ve Asfalt İşlet. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı … … Kömür ve Asfalt İşlet. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.11.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat … ile birleşen davada davalı … vekili Avukat …, davalı … vekili Avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin … Büyükşehir Belediye Başkanlığından aldığı ihalelerin bir kısmını tek başına yapamayacağını anlayınca ihaleye çıktığını, ihalenin davalı … A.Ş.’de kaldığını, bu işle ilgili olarak … A.Ş. ile … Ltd. Şti.’nin oluşturduğu adi ortaklıkla 3 adet taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede avans ödemesi yapılacağına dair düzenleme olmadığı, aksine 27.maddede hakedişlerin … Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi tarafından hazırlanıp imza edilmesinden sonra taşeronun çalıştırdığı işçilerle ilgili sigorta primlerinin ödendiğini gösterir makbuzların …’ya sunulmasından sonra ödeme yapılacağı hüküm altına alındığı halde, değişik tarihlerde toplam 1.626.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, bu ödemelerin genel müdür … ile genel müdür yardımcısı …’nın imzaladıkları çeklerle ve verdikleri talimatlarla olduğunu, bu ödemelerden çok sonra ortaklar kurulunun 29/07/2007 tarihinde %30’u aşmamak üzere avans verilmesine yönelik karar aldığını, kararda … ve …’in imzasının bulunduğunu, bu eylemlerle ilgili her üç şahıs hakkında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 03/09/2007 tarihinde 2007/231 Esas sayılı dava açıldığını, avans ödemelerinin hızla devam ettiğini, toplam sözleşmeler bedeli 14.395.898,77 TL iken 30/09/2002’de %30’u da aşarak 8.459.798,37 TL’ye ulaştığını, toplam 772.962,55 TL bedelli malzemenin 6 ay önce kullanıldığı halde 6 ay sonra fatura kesilmek sureti ile bedelinin tahsili cihetine gidilmesinin de avans olarak nitelendirilmesi gerektiğini, adi ortaklığa fazladan 6.315.404,38 TL ödendiğini, davalıların Şeker Bank ve Vakıflar Bankasını da dolandırdıklarını belirterek; 6.315.404,00 TL’nin 16/05/2005 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 1.626.000,00 TL avans ödemesi sebebi ile yoksun kalınan faiz alacağından fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 500,00 TL’nin …, …, …, … Mesken Yapı A.Ş. ve … İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK’nın 309, 336, 341 ve 556. maddesi gereğince dava açılabilmesi için ortaklar genel kurul kararı alınması gerektiğini, davanın denetçilerce açılması gerektiğini, TTK’nın 341/2. maddesi gereği (TTK 556 atfı sebebi ile) müvekkilinin işçi statüsünde çalışan şirket elemanı olduğunu, görevli mahkemelerin iş mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin 01/04/2002 – 21/04/2004 arasında idari ve mali işlerden sorumlu genel müdür yardımcısı olduğunu, zamanaşımının BK’nın 126/4. maddesine göre 5 yıl olduğunu ve bu sürenin dolduğunu, sözleşmede yer almadığı halde avans ödemesi yapıldığı iddialarına ilişkin olarak; Ortaklar Kurulu tarafından avans ödenmesine ilişkin alınan kararda imzasının bulunmadığını, bu nedenle sorumluluğuna gidilemeyeceğini, 10/06/2003 tarihli … Ltd. Şti. ile … Mesken AŞ. arasında imzalanan protokolde de imzası bulunmadığından, agrega ve bitüm kullanımına ilişkin iddialar yönünden de fiili sorumluluğu ve illiyet bağı bulunmadığını, davalı … Mesken A.Ş.’nin nakde dönüştürülen 1.665.000,00 TL’lik teminat mektuplarının dikkate alınması ve 3.339.714,09 TL’lik iade faturasının fatura tutarından indirilmesi ile birlikle; …’nun alacaklı değil borçlu olduğunu, müvekkilinin görev tanımında hakedişle ilgili bir sorumluluk bulunmadığını, bu davanın davalılarının farklı tarihlerde, farklı statülerde, farklı görevlerde bulunmuş kişiler olduğunu, davalılar arasında ortaklaşa eylem ve ortaklaşa kusur bulunmadığını, birlikte hareket ettiklerinin iddia edilmesinin, hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davalıların iddia konusu zarar nedeniyle müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarının ileri sürülemeyeceğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
2-Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK’nın 556. maddesi gereği (atıfla) TTK’nın 341 gereği davayı denetçilerin açması gerektiğini ve genel kurul kararı alınması gerektiğini, zamanaşımının dolduğunu, müvekkilinin 01/10/2001 tarihinde …’da Genel Müdür olarak çalışmaya başladığını, 20/04/2004 tarihinde görevden ayrıldığını, kâğıt üstünde avans ödemesi imiş gibi gözüken hiçbir ödemenin yapılmamış işler karşılığı olarak ödenmediğini, tam aksine asfalt müdürlüğünün bilgisi ve kontrolünde bu ödemelerin, yapılan işlere müteakip yapıldığını, … kantar fişleri ve diğer defter ve kayıtlar incelendiğinde yapılmayan hiçbir işe para ödenmediğinin anlaşılacağını, bir an için davalı … Mesken A.Ş’ye “avans” verildiği düşünülse dahi müvekkilinin sorumluluğunun doğduğunu söylemenin mümkün olmadığını, matbu sözleşme olarak hazırlanan taşeronluk sözleşmesinin, tarafların rızaları ile her zaman değiştirilebileceğini, 29/07/2002 tarihli Ortaklar Kurulu kararı ile de …’nun bu tadili gerçekleştirdiğini, Ortaklar Kurulu kararının bütün taşeronlar için çıkarıldığını ve teknik anlamda “avans” ödemesinin hiçbir zaman yapılmadığını, kaldı ki tüm iş layıkıyla tamamlandığı için …’nun bir zararı bulunmadığını, protokole göre davalı … Mesken A.Ş’den tahsil edilmesi gereken agrega, bitüm, bitüm nakli ve makine kirası bedellerinin asfalt müdürlüğü tarafından fatura edilerek muhasebe birimine gönderildiğini, davalı … Mesken A.Ş’nin de kayıtlarına işlendiğini, hem …’nun hem de … Mesken A.Ş’nin ticari defterleri incelendiğinde işleyişte ve faturalandırmada hiçbir hata ve suistimal olmadığının görüleceğini, bedeli tahsil edilmeyen agregalar ve davalı … Mesken A.Ş’ye 6.315.404,00 TL fazla ödeme yapıldığı iddiasının dayanağı olmadığını, davalı … Mesken A.Ş’nin üzerine aldığı işlerin bazı bölümlerinde …’nun istediği şart ve evsafları tutturamadığını, süresi gelen seri işlerin, asfalt üretim ve serim işinde ayıplı kimi üretimlerin işin mahiyeti gereği ancak 1 -2 ay sonra tespit edilebildiğini, yani işin bedeli (hakedişler … Mesken AŞ tarafından 1 ay sonra alındığı için) … Mesken A.Ş. tarafından alındıktan sonra bu ayıpların tespit edilebildiğini, yapılan iptaller neticesinde iade faturaları kesildiğini, tekrar … Mesken A.Ş ile geçici mutabakat sağlandığını, iki tarafın da ticari defterlerinin tamamının bilirkişi heyetince incelendiğinde iade faturalarının da işin içine katıldığı zaman yapılan işin, kesilen fatura ve ödenen bedellerin tamamen birbirleri ile uyumlu olduğunun görüleceğini, … ve davalı … Mesken A.Ş.’nin kayıtları incelendiğinde davacı …’nun alacaklı değil, borçlu olduğunun görüleceğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
3-Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın sorumluluk davası olarak açıldığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları gereği öncelikle davanın yetki, görev ve zaman sınırının çizilmesi gerektiğini, müvekkilinin şirkette genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, illiyet bağının kesin olarak tespiti gerektiğini, davacı şirket kayıtlarına göre yüklenicinin halen alacaklı göründüğü, haksız ödenen bir para olmadığını, her şeyin kökünde kantar fişleri olduğunu, ne kadar üretim, nakliye, serme, sıkıştırma yapıldığının buradan hareketle tespit olunabileceğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
4-Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… her ne kadar davalılar Mehmet Celalettin Açıkkol, Ahmet Muhtar Açıkkol ve Ümit Şilit aleyhine davacı şirket ile davalılardan … Mesken Yapı A.Ş. ve … İnşaat Taah. Turizm Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd.Şti.’nden oluşan adi ortaklık arasında yapılan 3 adet taşeronluk sözleşmesi kapsamında fazladan ödeme yapıldığı iddiası ile alacak davası açılmış ise de; dava konusu subjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkinin sıfat ilişkisi olduğu, bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişinin, o hakka uymakla yükümlü olan kişi olup, davalı sıfatının da bu kişiye ait olduğu, eldeki davada adı geçen davalıların yüklenici şirketlerde yönetici oldukları ve 3 adet taşeron sözleşmesinde taraf olmadıkları tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi, bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık da bulunmadığı, bu durumda adı geçen davalılara yönelik açılan davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiği, tüm dosya kapsamına göre davacı şirket ile davalılardan … Mesken Yapı A.Ş. ve … İnşaat Taah.Turizm Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’nden oluşan adi ortaklık arasında yapılan 03/06/2002 tarihli 1.Bölge Taşeron Sözleşmesi, aynı tarihli 2. Bölge Taşeron Sözleşmesi ve aynı tarihli 3.Bölge Taşeron Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme kapsamında davalı yüklenici şirketlere fazladan herhangi bir ödeme yapılmadığı, dolayısıyla davacı şirketin zararından bahsedilemeyeceği, kaldı ki davalılardan davacı şirket genel müdür yardımcısı …’ın ödeme belgelerinde imzasının dahi bulunmadığı” gerekçesiyle davalı … Mesken Yapı A.Ş. ve … İnşaat Taah.Turizm Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ve diğer davalılar aleyhine açılan alacak davasının ve davacı şirket yöneticileri, davalılar …, … ve … aleyhine açılan sorumluluk davalarının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; davalı … yöneticilerinin, diğer davalılar ile eylem ve işbirliği içerisinde …’nun kayıtları üzerinde oynama yaptıklarını, sözleşme gereğince ödenmemesi gereken, hiçbir karşılığı olmayan, hakedişi dahi bulunmayan belgelerin fatura kabul edilerek cari hesapların şişirildiğini, bu faturaların ödemelerinin yapıldığını, davalıların davacı şirket yöneticileri olmaları ve ticari defter ve kayıtların onların inisiyatifinde olması nedeniyle bu defter ve kayıtların içeriklerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının incelenmesi gerektiğini, bu minvalde de faturaların ne için düzenlendiğine, hakedişi olup olmadığına bakılması, ihale şartnamesi ve taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında bu faturaların ödenip ödenemeyeceğinin tespit edilmesi gerekirken bu hususlar araştırılmaksızın bizzat davalılar tarafından hazırlanan cari hesap kayıtları üzerinden inceleme yapılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili … tarafından sözleşme kapsamında verilen banka teminat mektuplarının tutarının da hesaplanarak müvekkili şirket alacağından düşülmesinin doğru olmadığını, zira davalı adi ortaklığın ortaklarının firar ettiklerini, bu nedenle de teminat mektubunun amacına uygun olarak nakde çevrildiğini, hükme dayanak bilirkişi kurulu raporunda, avans ödemeleri için faiz hesabının, %30 avans ödemesi yapılmasının kararlaştırıldığı 29/07/2002 tarih ve 806 numaralı karara kadar yapıldığını, davalıların işbirliği ile hareket etmesi sonucu, hiçbir karar alınmaksızın, sözleşmeye aykırı olarak, hakediş düzenlenmeden davalılara yapılan avans ödemelerine ilişkin uğranılan faiz zararının ortaklar kurulu tarafından karar alınması ile sona ermediğini, ayrıca her ödemenin yapıldığı tarihten itibaren ayrı ayrı hesap yapılması gerekirken, yapılan 10 farklı ödemenin ortalama tarihi alınarak faiz hesaplanmasının da hukuka ve usule aykırı olduğunu, yine yapılan ödemeler toplamı 1.626.701,35 TL olmasına rağmen faiz hesabının 1.600.000,00 TL üzerinden hesaplanmasının da hukuka ve usule aykırı olduğunu, davacı müvekkili ile davalı adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında düzenlenen sözleşmede avans ödemesi yapılacağına dair hüküm bulunmamasına, aksine sözleşmenin 27. maddesinde, ödemelerin, hak edişlerin … Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı tarafından, hazırlanıp imza edilmesi ve müvekkiline ödenmesi sonrasında yapılacağının hüküm altına alınmasına rağmen davalı taşeron adi ortaklığına; ceman 1.626.000,00 TL tutarında avans ödemesi yapılarak …’nun büyük zarara uğratıldığını, bu paralar bankada dursaydı yüksek faiz getireceğini, …’nun faiz miktarından da mahrum bırakıldığını, davalı şirket çalışanlarının sağladıkları menfaat karşılığı önce avans ödediklerini, sonra yaptıkları kanunsuzluğa kılıf bularak 29/07/2002 tarih ve 806 nolu kararı alarak, şartname ve sözleşme hilafına taşerona %30’u aşmamak şartıyla avans verilmesine karar verdiklerini, yapılan avans ödemelerinin bu oranın bile üzerinde olduğunu, eğer avans ödemesi yapılacağı ihalede yer alsaydı, ihaleye daha çok katılım olacağını, ihaleye katılan … Mesken A.Ş.’nin sırf ihaleye girmek için kurulmuş, parası olmayan, başka bir kişi ya da kuruluştan iş almayan, ortakları firar etmiş bir şirket olduğunu, bu şirket idarecileri ile … idarecilerinin iş ve eylem birliği yaparak … Ltd. Şti’nin on trilyona yakın bir meblağ parasını zimmetlerine geçirdiklerini, ayrıca 10/06/2003 tarihli protokol ile, davalı … Mesken A.Ş’nin, Büyükşehir Belediyesi dışındaki işleri için de …’ ya ait bitüm ve agregayı Temmuz 2003 tarihinden Aralık 2003 tarihine kadar hiç para ödemeksizin kullandığını, eksik fatura edilen miktar hariç olmak üzere, bu malzemelerin çok önceden … Mesken A.Ş’ye verilmesine karşın, bu şirkete 18/03/2004 tarihinde fatura edilmesinin de nakit olmayan avans niteliği taşıdığını, müvekkili …’nun davalı idarecileri …, … ve … tarafından diğer davalılar … Mesken A.Ş ve ortaklarına 6.315.404.388.665 TL fazla ödeme yapıldığını, böylece …’nun parasının, … Mesken A.Ş’nin zimmetine geçirilmesine sebebiyet verdiklerini, davalılardan, olay tarihinde şirketin ortaklar kurulu üyesi ve genel müdürü olan …, genel müdür yardımcısı ve aynı zamanda genel müdürlük yapan … ve genel müdür yardımcısı …’ın, görevlerini gereği gibi yapmayarak diğer davalılarla eylem birliği içinde suç teşkil eden davranışlarıyla, şirketi zarara uğratmalarından ve doğan zararlardan TTK’daki özel hükümler nedeniyle de sorumlu olduklarını, …’ya ait dairelerin ucuza ve peşinat alınmadan satıldığını, bunlardan üç tanesinin genel müdür ve genel müdür yardımcıları … ve … tarafından muvazaalı yollarla kendi mülkiyetlerine alındığını, bu şekilde hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçu da işlendiğini belirterek; mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporundan, taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap şeklinde yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici
nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle gerek yüklenici davacının, gerekse taşeron şirketlerin tacir olup, aralarında yıllara sari ve dava konusu taşeron sözleşmeleri dışında da protokol ve sözleşmeler bulunup, tarafların ticari defterlerindeki kayıtlara göre karar verilmiştir” gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl dava fazla ödemenin iadesi ve faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava ise davacı şirket yöneticileri aleyhine açılan sorumluluk davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen dava davacısından alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan birleşen dosyada davalıları … ve …’a verilmesine
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden asıl ve birleşen davada davacı … … Kömür ve Asfalt İşlet. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.