Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/4594 E. 2023/72 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4594
KARAR NO : 2023/72
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/496 E., 2021/731 K.
DAVA TARİHİ : 12.05.2017
HÜKÜM : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/313 E., 2019/665 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2016 yılı Nisan, Mayıs, Haziran aylarında yurt dışından getirdiği yolcu sayısına göre, Nisan, Mayıs ve Haziran 2016 aylarında Kültür ve Turizm Bakanlığından toplam 86.932,26-USD teşvik hak ettiklerini, davacı şirketin alması gereken bu teşviki, … havalimanına gelen uçak seferlerindeki yolcuların tümünü, davalı şirketin kendisi getirmiş gibi Bakanlığa başvuru yaparak Bakanlığın teşvikini tahsil ettiğini öğrendiklerini ileri sürerek, 10.000,00-USD ‘nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 2016 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için alınacak teşviklerin tahsili yönünden, tek başına yetkilendirilmiş olması bir yana, davacı tarafın dava konusu yaptığı teşviklerin tahsili için tebliğde belirtilen süre içerisinde Bakanlık nezdinde gereken başvuruyu da yapmadığını, teşvik başvurusu için yasal süreyi kaçırdığının bilincinde olan davacının huzurdaki dava ile haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan uçuş beyan formları ile sunulan imzalı-onaylı uçuş beyan formları arasında iniş saatleri ve uçuş kodları bakımından çelişkiler bulunduğu gibi, davacının sunduğu bu formlarda 2016 Haziran ayına ilişkin olduğu iddia edilen uçuş beyan formunda DHMİ imzası bulunmadığını, 2016 Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin olduğu iddia edilen belgelerde ise hiçbir imza yer almadığını, davacının doğmuş herhangi bir teşvik alacağı olmadığını, doğmamış bir alacak için dava açıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2016 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ayları … uçuşlarına ilişkin olarak adı geçen Bakanlığa süresi içerisinde yapılmış herhangi bir teşvik başvurusunun olmadığı, davacı şirket tarafından, dava dışı şirketin verdiği yetki uyarınca bu şirketin 1 Nisan 2016-30 Haziran 2016 tarihleri için düzenlediği tarifesiz (charter) uçuşlar ile Ukrayna Türkiye/…’ya getireceği turistler bakımından bu şirket adına Bakanlığa başvuru yapılarak ve yine verilen yetki dahilinde teşviklerin tahsilinin yapıldığı, tahsil edilen bu teşvik bedellerinen dava dışı şirketin hesabına yatırıldığı, dolayısı ile davacının dava dışı şirket ile aralarındaki anlaşmaya göre ya da adı geçen tebliğname uyarınca Bakanlıkça verilen teşvikin kendi hakkı olduğu iddiasında ise dahi bu talebini dava dışı şirkete yöneltmesi gerektiği, davacının davalıdan talep ettiği alacağın yasal dayanağı bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; yönetmelik uyarınca ödenmesi gereken teşviğin Türkiye’de yasal faaliyet içerisindeki A sınıfı acentalara yapılacağının açık olduğunu, davalı şirketin Bakanlığa başvuru yaparken …’ya gelen tüm yolcuları kendisi getirmiş gibi gösterdiğini, davalı şirketin dava dışı tur operatörü TPG’nin yetkilisi de olmadığını, müvekkilinin 2016 yılı Nisan – Mayıs ve Haziran aylarında Türkiye’ye yolcu getirdiğinin açık ve net olduğunu, mahkemece bu belgeler incelenmeksizin sadece yetersiz bilirkişi raporuyla karar verildiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya değer nitelikte olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı … şirketinin, Milas Bodrum Havalimanı için uçuşları için teşvikten yararlandığı, dava dışı tur operatörü … Group LLC’nin davalı Rodop Turizm’in … uçuşları için münhasır yetkili seyahat acentası olduğunu beyan ettiği ve Rodop Turizm’in bu mektuba istinaden “tarifesiz (charter) TAM uçuş” teşvik başvurusunda bulunduğu ve bakanlık tarafından yapılan incelemede davacı şirket ile davalı şirketin ortak uçuşunun olmadığı yazılı olarak beyan edildiği dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yurtdışından Türkiye’ye getirttiği turistler için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından davacıya ödenmesi gereken teşviğin davalı tarafından haksız olarak tahsil edilip edilmediği hususundadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi