YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/517
KARAR NO : 2021/1669
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
İLK DRC. MHK. : Ankara 10. Tüketici Mahkemesi
HMK 362/1-a maddesi ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar verildiği anda kesin olup temyiz edilemez. HMK’nın ek 1. madde gereğince bu miktar 2017 ve sonrası yıllarda her yıl yeniden değerlendirme oranında artırılacaktır. Bu hükümlere göre hesaplama yapıldığında Bölge Adliye Mahkemesi kararları yönünden 2020 yılı için temyiz kesinlik sınırı 72.070,00 TL’dir.
Yukarıda sözü edilen kurallar ve yapılan açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda, asıl davada 5.370,00 TL’nin, birleşen davada ise 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsili isteminde bulunulmuş, ilk derece mahkemesince, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, davacı vekilince yapılan istinaf başvuru Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince reddedilmiş ve bu hükme karşı temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Bu durumda, asıl ve birleşen davalarda temyiz başvurusuna konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihine göre kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Temyiz dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi temyiz dilekçesinin reddine karar verir ve 344’üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder (HMK 346/1 ve 366). Temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise 01.06.1990 tarih 1989/3 Esas, 1990/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından da temyiz talebinin reddine karar verilebilir. Bu İçtihadı Birleştirme Kararı HUMK hükümleri nedeniyle verilmiş olsa da HMK’daki benzer düzenlemeler de aynı yorum ve sonucu doğurduğu için HMK hükümlerine göre temyiz yönünden de uygulanması gerektiğinden temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz isteminin, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi kararının miktar itibarıyla kesin olması nedeniyle REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.