Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/5300 E. 2022/5935 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5300
KARAR NO : 2022/5935
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DRC. MHK. : Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, … Genel Müdürlüğüne bağlı Adapazarı 5. Bölge Müdürlüğü ile davalı … Turz. Taş. Otom. Gıd. Tem. San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşme ile araç kiralama işinin bu firmaya verildiğini, firma çalışanları olan …, …, … ve …’e müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği üst işveren olarak toplam 98.804,06 TL ödeme yapıldığını, bu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte … Turz. Taş. Otom. Gıd Tem. San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti.’den tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkili mahkemede ve yasal süresinde açılmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, dava dışı işçiye ödenmiş kıdem tazminatından kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, ihbar tazminatından müvekkilinin sorumlu olmadığını, yıllık izin alacağından şirketin sorumlu olduğunu, davanın işçilerin çalıştığı diğer alt işverenlere ihbarının gerektiği belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının icra dosyasına ödemiş olduğu tüm işçilik alacaklarını aralarındaki sözleşme uyarınca davalıdan talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle ödeme tarihleri de gözetilerek açılan davanın kabulü ile 98.983,59-TL’nin; 34.995,34 TL’sinin 23/05/2017 tarihinden itibaren, 1.477,19 TL’sinin 07/06/2017 tarihinden itibaren, 30.479,15 TL’sinin 22/11/2017 tarihinden itibaren, 1.728,04 TL’sinin 20/11/2017 tarihinden itibaren, 30.213,87 TL’sinin 30/01/2018 tarihinden itibaren, işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, bölge adliye mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine geçilince;
Dava, davacı iş sahibi tarafından dava dışı işçilere ödenen işçilik alacağının davalı yükleniciden tahsili talebine yönelik rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin ferileri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bu durumda davalı yüklenicinin son işveren olması nedeniyle yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatı alacağının fer’ileri ile birlikte tamamından sorumlu olduğu, kıdem tazminatından ve fer’ilerinden ise ödeme yapılan dava dışı işçilerin davalı yüklenici-son işverende çalıştıkları dönem için bu işverende geçirdikleri çalışma süreleri ile orantılı olarak sorumlu olacağı gözetilerek, hükme esas raporu düzenleyen bilirkişiden, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde ve gösterilen şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile ödenen bedelin tamamından son işverenin sorumlu tutulması hatalı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.