YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5302
KARAR NO : 2023/16
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/819 E., 2021/166 K.
DAVA TARİHİ : 12.12.2013
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinden danışmanlık hizmeti aldığını, buna karşılık Nisan ve Mayıs 2013 ayına ait düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir dönem davacı şirketten danışmanlık hizmeti aldığını, ancak alınan hizmetlerin bedelinin ödendiğini, dava konusu faturalara ilişkin davacı şirketten hizmet alınmadığını, faturada belirtilen danışmanlık hizmetinin neler olduğunu açıklaması ve ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.09.2015 tarihli 2014/411 E., 2015/741 K. sayılı kararı ile; davacının dava ve takibe dayanak iki adet fatura konusu hizmeti verdiğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 12.06.2018 tarihli 2016/507 E., 2018/3649 K. sayılı ilamı ile; e-postalar HMK’nın 199 ve 202. maddeleri uyarınca delil başlangıcı niteliğinde belge olduğundan mahkemenin kabulünün aksine elektronik imza ile imzalanmış olmasının zorunlu olmadığı, davacı taraf tanık deliline de başvurduğundan hizmetin verilip verilmediğine ilişkin bildirilen davacı tanıklarının dinlenerek varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen taraf tanıklarının söz konusu uyuşmazlık konusu faturalardaki hizmetin verildiğine ilişkin yeterli görgü ve bilgisinin bulunmadığı, ispat yükü davacı tarafta olup davacının dava ve takibe dayanak iki adet fatura konusu hizmeti verdiğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bozma gereği yalnızca davacı tanıklarının dinlenilmesi gerekirken davalı tanıklarının da dinlenilerek hükme esas alınmasının bozmayı gerektirdiğini, tanık beyanlarıyla müvekkil şirket tarafından davalıya kredi ve proje konularında danışmanlık hizmeti verdiğinin sabit olduğu, davalı tarafça hizmet karşılığı ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, müvekkilimizde bulunduğu iddia edilen davalı tarafa ait e-mail şifreleri ise alınan hizmetin doğruluğunu ortaya koyduğunu, IP adreslerinin e-postaların davalı şirketten yollandığını gösterdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı tarafa verdiğini iddia ettiği danışmanlık hizmetine ilişkin fatura alacağının tahsili istemiyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190, 199 ve 202 nci maddeleri ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 nci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece uyulan bozma ilamına ilamı doğrultusunda hizmetin verilip verilmediğine ilişkin ispat yükü üzerinde olan davacının bildirdiği iki tanığın dinlenildiği, dinlenen tanıkların dava konusu faturalara ilişkin davacı tarafça davalıya hizmet verildiğine ilişkin somut ve yeterli görgü ve bilgisinin olmadığı, süresinde tanık listesi sunan davalı tanıklarının bozma ilamı sonrasında mahkemece dinlenilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, davacının davasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı anlaşılmakla mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.