YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5669
KARAR NO : 2022/5347
KARAR TARİHİ : 15.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada tapu iptali ve tescil, alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm davacı ile davalı … Ekipmanları Emlak İnş. Turz. Mob. Mak. Tarım Petrol Peyzaj Harfiyat Nak. İlt. Geri Dönüşüm Sis. Tek. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekillerince duruşmalı, davalılar …, … ve … ile diğer davalılar … ve diğer 11 kişi vekillerince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat … ile asıl davada davalı vekili Avukat … geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı arsa sahipleri ile dava dışı … arasında 13.07.1995 tarihinde düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenici tarafından 21.07.1995 tarihinde müvekkiline devredildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin arsa sahiplerine düşecek olan B bloğu tamamen bitirdiğini, üyeleriyle yaşadığı sorunlar nedeniyle kendisine ait binayı tamamlayamayan müvekkilinin binayı tamamlamak istediğinde müvekkiline ait birçok bağımsız bölümün davalı şirket adına devredildiğini tespit ettiğini ileri sürerek, A blokta bulunan tüm tapuların iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması halinde şimdilik 1.000.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmeye uygun olarak inşaatın tamamlanıp teslim edilmediğini, müvekkillerinin 12.09.2008 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiklerini, inşaatta eksiklik ve imara aykırılık olduğunu, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen dava dosyasında davacı vekili, Antalya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/318 Esas sayılı dosyasında hüküm altına alınan 630.545,00 TL’nin dava açılış tarihinden karar tarihine kadar olan işlemiş fazine tekâbül eden 265.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 20.10.2020 tarihli dilekçesi ile talebini 574.095,67 TL’ye arttırmıştır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; arsa sahiplerine ait B blokta yapılan imalat bedelinin 1.052.448,00 TL olduğu, bu blokta davacı yükleniciye verilen iki adet bağımsız bölümün toplam değeri 220.000,00 TL, davacı yükleniciye makbuzlar karşılığı yapılan ödeme 2.337,00 TL, projeye aykırı yapı nedeniyle Belediyeye ödenen 43.426,00 TL idari para cezası olmak üzere toplam 265.763,00 TL’nin imalat bedelinden mahsup edildiği, böylece imalat bedelinin 830.111,00 TL olduğu, birleşen davada ise asıl davanın açıldığı tarihten karar tarihine kadar işleyen yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 830.111,00 TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 349.601,82 TL faiz alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen dosyada davacı vekili, davalı … Ekip. Eml. İnş. Tur. Mob. Mak. Tar. Petr. Tek. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili, davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, davacı-birleşen dosyada davacı vekilinin, davalı … Ekip. Eml. İnş. Tur. Mob. Mak. Tar. Petr. Tek. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin ve davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 18.04.2017 tarih, 2015/8521 Esas ve 2017/1153 Karar sayılı bozma ilâmında mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiş, “davacı yüklenici ile davalı arsa sahipleri arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.02.2012 tarih ve 2010/646 E., 2012/64 K. sayılı ilamı ile geriye etkili feshedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Feshin geriye etkili olması durumunda, sözleşme hiç yapılmamış (yok) farzedilerek hüküm doğuracağından taraflar karşılıklı olarak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerince geri alabilir. Bu durumda mahkemece, uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla, davacı yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalâtın dava tarihi itibariyle mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelinin tespiti ile davacı tarafından satışı gerçekleştirilen iki adet bağımsız bölüm bedeli, makbuz karşılığı ödenen 2.337,00 TL, projeye aykırı yapı nedeniyle Belediyeye ödenen 43.426,00 TL idari para cezasının mahsubu suretiyle hesaplanan imalat bedeline hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır” denmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmına uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme ve araştırma yapılması ve karar verilmesi zorunludur.
Eldeki davada ise; mahkemece hükme esas alınan 19.03.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda B blokta davacı yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalatın bedeli binanın yapı grubu tespit edilerek belirlenen birim fiyata göre hesaplanmış olup, imalat bedeli hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmediği halde yeterli inceleme taşımayan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Birleşen dava bakımından; davacı yüklenici 20.10.2020 tarihli dilekçesi ile 830.111,00 TL imalat bedelinin 22.04.2010-24.12.2014 tarihleri arasında işleyen avans faiz miktarını talep ettiği halde, mahkemece taraflardan davacının kooperatif, davalıların ise şahıslar olduğu gerekçesiyle yasal faiz üzerinden yapılan hesaplamayla bağlı kalınarak 349.601,12 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 16/1. maddesinde bütün ticari şirketler tacir olarak sayılmış, 124/1. maddesinde ise ticari şirketler; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketler olarak saymıştır. Görüldüğü üzere, TTK’da da kooperatiflerin ticaret şirketi olduğu açık bir biçimde hüküm altına alınmıştır. Kooperatifler ticaret şirketi ve tacir olduğundan ve TTK’nın 19/2. maddesi gereğince taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm yoksa diğer taraf için de ticari iş sayıldığından dava konusu alacak için ticari faiz istenebilir. Hâl böyle olunca mahkemece birleşen davada; asıl davada belirlenen imalat bedeli için 22.04.2010-24.12.2014 tarihleri arasında işleyen avans oranında ticari faiz miktarına hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, mahkemece faize faiz uygulanmayacağı, bileşik faiz uygulamasının hukuka aykırı olduğu hususu gözetilmeden, hükmedilen faiz alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi de uygun bulunmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan rapor alınarak, davacı yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalâtın dava tarihi itibariyle mahalli piyasa rayiçlerine (rayiç fiyatların içerisinde KDV ve yüklenici kârı da olduğu gözetilerek) göre bedelinin tespiti ile davacı yükleniciye verilen iki adet bağımsız bölümün toplam değeri 220.000,00 TL, davacı yükleniciye makbuzlar karşılığı yapılan ödeme 2.337,00 TL, projeye aykırı yapı nedeniyle Belediyeye ödenen 43.426,00 TL idari para cezası olmak üzere toplam 265.763,00 TL’nin imalat bedelinden mahsubu suretiyle hesaplanan bakiye imalat bedeline ve asıl davada hükmedilecek bakiye imalat bedeli için 22.04.2010-24.12.2014 tarihleri arasında işleyen avans oranında ticari faiz miktarına hükmetmekten ibaretttir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu asıl ve birleşen davada karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen dosyada davacı vekilinin, davalı … Ekip. Eml. İnş. Tur. Mob. Mak. Tar. Petr. Tek. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin ve davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz eden tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan taraflara verilmesine, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 15.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.