YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5675
KARAR NO : 2023/327
KARAR TARİHİ : 30.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/107 E., 2021/1731 K.
DAVA TARİHİ : 29.07.2013
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/399 E., 2018/330 K.
Taraflar arasında menfi tespit/istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalı kuruma bağlı yurtlarda temizlik ve çamaşır yıkama işlerini yapmak üzere imzalanan hizmet alım sözleşmesinin yargı kararına istinaden iptal edilmesinden sonra ihale sözleşmesi ve teknik şartname uyarınca davacı şirkete 334.154,97 TL cezai şart uygulandığı ve teminatın iade edilmediği, uygulanan cezaların teknik ve idari şartnameye aykırı olduğunu, ceza bildirimlerinin tümünün sözleşmenin feshedildiğini tespit eden mahkeme karar tarihinden
1
sonra olduğunu ileri sürerek davalıya ne kadar borçlu olduğunun ve borçlu olunmayan miktarın tespitini talep etmiş, yargılama sırasında davalı idareye 387.897,87 TL ödeme yapıldığından fazladan ödenen 227.122,67 TL nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet verdiği süre içerisinde malzemeyi geç teslim etmesi, eksik malzeme teslim etmesi, hatalı fatura kesmesi, işçi ücretlerinin ve sigortalarının yatırılması konularında gecikilmesi nedenleri ile sorunlar yaşandığını, ceza uygulamaları için protesto çekmeye gerek olmadığını, cezaların usule ve sözleşmeye uygun olarak düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin (HİGŞ) 10/3 üncü maddesinde işin gerektirmesi halinde personel ve malzemede artışa gidilmesi durumlarına ilişkin bir düzenleme olduğu, Teknik Şartnamenin 13/5 inci maddesinde ise böyle bir durumun söz konusu olmadığı, malzemelerin her ay gerçekleşen teslimi için her ayın 25’ine kadar sabit bir süre belirlendiğinden malzeme teslimi için idarenin ayrı bir bildirimine gerek olmadığı, her gecikmede idare tarafından 10 günlük süre verilmesi gerektiği gibi bir yaklaşımın madde hükmünün amacına aykırılık oluşturacağı, bu nedenle HİGŞ’in 10/3 üncü maddesi ile Teknik Şartnamenin 13/5 inci maddesi farklı konulara ilişkin düzenleme içerdiklerinden aralarında bir çelişkinin bulunmadığı, davacı tarafından ödenmesi gereken ceza tutarından fazlasının davalı kurum tarafından tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan raporların hatalı ve yanlış yorumlandığını, sözleşme ile ihale dokümanlarının aynı konuya ilişkin düzenleme içermesine rağmen çelişkili olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8 inci maddesinde teknik şartname, sözleşme, idari şartname ve hizmet işleri genel şartnamesi arasında çelişki veya farklılık olması halinde hizmet işleri genel şartnamesinde yapılan düzenlemenin esas alınması gerektiğinin hiçbir yoruma veya tereddüte mahal vermeksizin belirtildiğini, sözleşmenin 8 inci maddesi gereği öncelik sıralamasında en tepede olan HİGŞ’ne göre idarece eksikliğin tespit edilmesi halinde şirkete yazılı olarak bildirilmesi ve tamamlanması için süre verilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, dava konusu cezaların kabullerin yapılmasından aylar sonra tespit edildiğini, cezalar haklı olduğu varsayılsa bile davalı tarafın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini ve müvekkil şirketin gereğinden fazla ceza ödemesine sebep olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, kurumun iş ve işlemleri ile hesaplamalarının doğru olduğunu, bilirkişi kurulunca yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, lehlerine takdir edilen vekalet ücretinin eksik olduğunu, 5.745,05 TL harcın tamamının kendilerine yüklenmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin 16.1.1. maddesi, Teknik Şartnamenin “Cezalar ve Kesintiler” başlıklı 10/3. maddesi ile İdari Şartnamenin 51. maddesinde
2
idare tarafından davacı yükleniciye on günlük süre verme yükümlülüğünün işin kısmi kabule konu olan kısmını süresinde tamamlamaması durumu için geçerli olması, teknik şartnamenin 13/5. maddesinde ise malzeme ve ekipmanların geç teslimi nedeni ile on günlük ihtar süresine bağlı kalmadan her zaman ceza uygulanabileceğinin düzenlenmesi, zira teknik şartnamenin 13/5. maddesinde her ayın 25’ine kadar teslimin gerçekleştirilmesi konusunda düzenleme bulunmasına rağmen her gecikmede idare tarafından 10 günlük süre verilmesinin madde hükmünün amacına aykırılık teşkil edeceği, HİGŞ’nin 10/3. maddesi ile Teknik Şartnamenin 13/5. maddesinin farklı konulara ilişkin düzenleme içerdiklerinden aralarında bir çelişkinin bulunmaması, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olması, ıslah dilekçesi ile dava değeri 334.983,45 TL ye yükseltilmiş olup, mahkemece davacıdan fazla tahsil edilen 138.657,76 TL nin davalıdan tahsiline karar verildiğine göre davanın reddedilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmaması, mahkemece hüküm fıkrasının 3 no.lu bendinde ”Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” karar verildiği halde 4 no.lu bendinde davalı kurumun harçla sorumlu tutulmasının maddi hataya müstenit olması ve mahallinde her zaman düzeltilebileceği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri, temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi gereğince davalı kurum tarafından davacı yükleniciye gönderilen ceza bildirimlerinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davalı kurum tarafından talep edilen miktarda borçlu olunmadığının tespiti ve tahsil edilen miktarların davalıdan iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı Bakanlık 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olup, ilk derece mahkemesince harçtan muaf olduğu nazara alınmaksızın, idarenin harç ödemekle sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirir.
3
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “davacıya iadesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.