YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5766
KARAR NO : 2022/5594
KARAR TARİHİ : 01.12.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmalı temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirket ile ön talep ve ön ödeme başlıklı satış sözleşmesi ve sonrasında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince davalı şirkete 350.000 TL ödeme yaptığını, davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesi üzerinde davalı şirket aleyhine iflas takibi yaptıklarını davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın kaldırılmasını ve davalı şirketin iflasını talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalının sözleşme şartlarını yerine getirmemiş olmasından dolayı davacının sözleşmeyi geçmişe etkili olarak fesih etmesinin yerinde olduğu bu nedenle itirazın kaldırılarak depo emri düzenlendiği, depo emrinin tebliği üzerine davalının yasal süresinde ödeme yaptığı gerekçesiyle dava konusu ortadan kalkmış olduğundan esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesince, taraflar arasındaki sözleşmenin ön ödemeli konut satışı sözleşmesi olduğu, 6502 sayılı TKHK’un 45. Maddesi göre sözleşmeden dönme hakkının bulunduğu, aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sözleşmeden dönülmesi durumunda, tüketiciye iade edilmesi gereken tutar ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge, dönme bildiriminin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren en geç yüz seksen gün (02.01.2017 tarihinden önce doksan gün) içinde tüketiciye geri verileceği, davalının 04.01.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, bu tarihten itibaren 90 gün eklendiğinde, takip tarihi itibariyle alacak henüz muaccel olmadığından İlk derece mahkemesince itirazın kaldırılması ve depo kararı verilmesi kararının hatalı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iflas yolu ile takipte davalı tarafından yapılan itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 4.04.2016 tarihli ön talep ve ön ödeme başlıklı satış sözleşmesi imzalanmış, sonrasında 01.07. 2016 tarihli Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalının inşa edeceği proje kapsamında davacıya verilecek bağımsız bölüm karşılığında, davacı tarafından taksitle 499.500 TL ödeme yapılacağı, sözleşme konusu taşınmazın ruhsat tarihinden itibaren 24 ay sonrası olan 24.06.2018 tarihinde teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Davacı sözleşme kapsamında 350.000TL ödeme yaptıktan sonra 04.01.2018 tarihinde inşaatların henüz hafriyat aşamasında olduğu gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmiş ve yapmış olduğu ödemelerin tahsili için takip başlatmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesince davacının takibine dayanak yaptığı taraflar arasındaki sözleşmenin, “ön ödemeli konut satışı sözleşmesi” olduğuna ilişkin hukuki nitelendirmesi doğru ise de 30.04.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/ 51698 sayılı soruşturma dosyasında alınan 11.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda inşaatın %10 seviyesinde terk edilmiş olduğu, saha içinde inşaatla ilgili malzeme ekipman ve işe devam edildiğine dair bir ize rastlanmadığı, inşaatlara devam edildiği takdirde sözleşmede belirlenen sürede tamamlanmasının mümkün görülmediği, bilirkişi kurulu tarafından 28.03.2019 tarihinde keşfen yapılan inceleme sonucunda inşaatın durumunda herhangi bir değişiklik olmadığı, inşaat sahasının uzun süreden beri kapalı olduğu, herhangi bir çalışma ve faaliyet izi ve emaresinin bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda 6502 sayılı TKHK’ın 45/3 maddesinde, sözleşmeden dönme halinde ödemenin iadesi için getirilen sürenin ancak faaliyetleri devam eden şirketler hakkında uygulanacağı, davalı şirketin faaliyetlerini tamamen durdurmuş olduğundan 6502 sayılı TKHK’ın 45/3 maddesinin davalı şirket için uygulama alanı bulamayacağı, 6098 sayılı TBK’nın 124. maddesindeki süre verilmesini gerektirmeyen durumun var olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesince 6502 sayılı TKHK’ın 45/3 maddesi gereğince takip tarihi itibariyle alacak henüz muaccel olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin, 30.06.2021 tarihli, 2021/275 Esas, 2021/713 Karar sayılı kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın , İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 01.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.