YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5807
KARAR NO : 2022/5338
KARAR TARİHİ : 15.11.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat … ile davalı … Maden İşl. Genel Müdürlüğü vekili Avukat … geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi olduğunu, davalı şirket lehine düzenlenen 415.000,00 TL bedelli teminat mektubunun diğer davalı … Müdürlüğüne verildiğini, davalılar arasındaki sözleşme uyarınca davalı şirketin SGK’ya prim borcu bulunması nedeni ile Eti Maden İşletmelerinin teminat mektubunu iade etmeyerek nakde çevirdiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesinden önce davalı şirketin hakedişinden kesinti yapma imkanı varken hakedişlerin tam ödenmesinin ardından teminat mektubunun nakde çevrilmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 22.11.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını alacak davası olarak ıslah etmiştir.
Davalı … vekili, bu davada taraf sıfatı olmadığını, zaten teminat mektubu nakde çevrildiğinden davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kontgaran olduğu, yüklenici şirketin SGK prim borcu var iken hakediş bedellerinin ödenmesi durumunda teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti talebinde teminat mektubu ile bağımsız bir borç yüklenildiğinden davanın konusu lehtar ile muhatap arasındaki akdi ilişki olmayacağı gibi davaya esas hadisenin teminat mektubu hükümsüzlüğünü doğuracak hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde değerlendirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, lehtar ve muhatabın garanti sözleşmesinden kaynaklanan hakkını kötüye kullanması nedeni ile garanti veren davacının alacak istemine ilişkindir.
Davalı … ile davalı … İnş. Ltd. Şti. arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi akdedilmiş olup, davacı ise davalı … İnş. Ltd. Şti. lehine diğer davalıya teminat mektubu vermiştir. Davacının iddiası; davalı … Müdürlüğünün diğer davalı yüklenicinin SGK prim borcunun olduğunu bilerek hakedişlerini tam ödediği halde iş bitiminde davalı yüklenici şirketin SGK prim borcunun varlığını öne sürerek kendi tarafından garanti edilen teminat mektubunun nakde çevrildiği bu şekilde zarara uğratıldığıdır. Davalı … işletmesinin hukuka uygun olmayan davranışına dayalı tazminat talep ettiğine göre sözleşmenin tarafı olmasa da bu davayı açmakta hukuki yararı olduğu tartışmasızdır.
Davalılar arasında imzalanan sözleşmenin 11. maddesi uyarınca yüklenicinin kesin teminatı ancak yüklenicinin bu işten dolayı SGK’ya veya idareye borcu bulunmaması ve SGK’dan alınan ilişiksiz belgesinin tesliminden sonra iade edilebileceği, bu durumda davalı … Müdürlüğünün, diğer davalı yüklenicinin SGK borcunun varlığı karşısında teminat mektubunu iade etmeme hakkı var ise de, TMK’nın 2. maddesi gereği herkes hakkını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bu durumda davalı …, davalı yüklenicinin idareye borcu olduğunu bilerek tüm hakedişlerini tam olarak ödemesi hali dikkate alınarak davacının iddiaları araştırılması ve davalı … Müdürlüğünün hakediş ödemelerinde kusuru olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi, davacının 22.11.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile harcını da yatırmak sureti ile davasını alacak davasına dönüştürdüğü, bu durumda bu bedelden diğer davalı … İnş. Ltd. Şti’nin sorumlu olduğu, dikkate alınmaksızın sadece teminat mektubunun hükümsüzlüğü talebi yönünden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 15.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.