YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5875
KARAR NO : 2023/323
KARAR TARİHİ : 30.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/24 E., 2020/207 K.
DAVA TARİHİ : 20.03.2002
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
2-Bir kısım davalılar vekili Avukat …
Taraflar arasında tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili Av. … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan …’nun müvekkili kooperatifin yetkili memuru, diğer davalıların ise yönetim ve denetim kurulu üyeleri olarak görev yaptıklarını, davalı …’nun zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarını işlediği sabit görülerek ceza mahkemesince mahkumiyetine karar verildiğini, ceza davasında alınan bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere görev
1
yaptığı dönemde kooperatifi zarara uğrattığını, diğer davalıların da kooperatif anasözleşmesinin 45 ve 46. maddeleri uyarınca söz konusu zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek 20.03.2002 dava tarihi itibariyle 20.298,06 TL zararın bileşik faiz hesabının yapılarak ve faiz kapitalize edilerek dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar vekili Av. … cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkili olmadığını, davalı …’na yönelik talebin cezai sorumluluktan, müvekkillerine yönelik talebin ise hukuki sorumluluktan kaynaklandığını, bu nedenle açılacak davanın 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve bu sürenin dava tarihi itibariyle geçmiş olduğunu, davanın açılması için genel kurulda karar alınmaması nedeniyle davacının taraf sıfatının bulunmadığını, yetkili memur davalı …’nun yaptığı yolsuzlukların kooperatif kontrolörlerinin üçüncü kez incelemesinde ancak ortaya çıkarılabildiğini, bu nedenle müvekkillerinin bu yolsuzlukları bilebilmelerinin mümkün olmadığını ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.11.2013 tarihli, 2006/105 E., 2013/206 K. sayılı kararı ile davacının talep edebileceği zarar miktarının tespiti için alınan bilirkişi raporlarının birbirini doğruladığı, ilk raporda zarar miktarının 1.099,45 TL, ikinci raporda ise 10.269,74 TL olduğunun belirtildiği, her iki raporun da hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.099,45 TL’nin 20.03.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 02.05.2016 tarihli 2016/221 E., 2016/2809 K. sayılı ilamı ile; davalılar aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde genel kurulca alınmış bir karar bulunmadığı ve davanın denetçiler ya da vekili tarafından açılmadığı, davalılardan …’ın yargılama aşamasında vefat ettiği, eşi dışındaki mirasçılarının davaya dahil edilerek, avukata verdikleri vekâletnamelerinin sunulduğu anlaşılmakla …’ın mirasçıları vekiline, …’ın eşi …’ın vekâletnamesini sunmak üzere süre verilmesi, aksi halde anılan mirasçıya dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edilmesi gerektiği, ayrıca gerekçeli karar başlığında … mirasçılarına yer verilmediği, gerekçeli karar başlığında davacı kooperatifin birleşmeden önceki unvanının yazıldığı, davalı …’na gerekçeli karar başlığında yer verilmediği, 20.03.2002 olan dava tarihinin, 01.01.2006 olarak yazıldığı, kabule göre de bir kısım davalılar vekilince zamanaşımı def’inde bulunulmuş olmasına rağmen, yargılama aşamasında ve gerekçeli kararda zamanaşımı def’i ile ilgili olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediği, dava dilekçesinde zarar miktarı 05.04.2000 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan işlemiş faizi toplamı 20.928,06 TL’nin faizi ile birlikte tahsili istenerek bu tutar üzerinden dava açıldığı, mahkemece, haksız fiile dayanan işbu davada, haksız fiil tarihinden itibaren faiz talep edebileceği ve işlemiş faize ilişkin harcın yatırılmış olduğu, raporlar arasında zimmet tutarı yönünden çelişki bulunduğu gözetilerek davalıların sorumlu olduğu miktarın ayrı bir bilirkişiden rapor alınıp belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, kooperatif denetçileri duruşmada dinlenerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın 1.099,45 YTL zararının bulunduğu
2
hesaplanmakla haksız fiil tarihi olan 03.04.1997 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili Av. … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, dava dilekçesindeki talep sonucu gibi kapitalize faiz üzerinden dava tarihine kadar hesaplanan bedel üzerinden ek rapor aldırılarak karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, faize faiz yürütülmesi 6098 sayılı Kanun’a göre mümkün değilse de 6102 sayılı TTK’nın 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında tarım kredi kooperatifleri hakkında hususi hükümlerin saklı olduğu belirtildiğinden talebi gibi karar verilmesi gerektiğini, yapılan yargılama giderlerinin gerekçeli kararda eksik hesaplandığını, davalı …’ın ölümü ile davaya dahil edilen mirasçılarının kararda gösterilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili Av. …, hem olay tarihi hem de ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiller köyde yaşayan kooperatif işlemleri hakkında hukuki ve teknik olarak fazla bilgisi olmayan köyde kooperatifin bulunması ve köydeki insanların bundan yararlanması için uğraşan kişiler olduğunu, kooperatifteki bir memurun kimsenin haberi olmadan gizli ve anlaşılması zor bir şekilde zimmetine para geçirmesinden sorumlu tutulamayacaklarını, reddedilen kısım üzerinden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı kooperatifin eski memuru, yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların kooperatifi zarara uğratmaları nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollaması ile dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 341 inci maddesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 nci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen mahkemece davacı kooperatif denetçileri dinlenerek sorumluluk davası açılmasına ilişkin genel kurul kararının dosyaya ibrazı sağlanmış, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin nedeni açıklandığı bilirkişi raporu alınmış, müteveffa … mirasçısı eşi … davaya dahil edilmiş, gerekçeli karar başlığında davalı …’na yer verilmiş bunun dışında kalan bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
2. Bu durumda mahkemece, uyulan Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 02.05.2016 tarihli 2016/221 E., 2016/2809 K. sayılı bozma ilamı doğrultusunda gerekçeli karar başlığında davacı kooperatifin birleşmeden önceki unvanının yazıldığı, müteveffa …’ın mirasçılarından sadece … …’ın gösterildiği, diğer mirasçıların hiç gösterilmediği, 20.03.2002 olan dava tarihinin 01.01.2006 olarak yazıldığı, bir kısım davalılar vekilince zamanaşımı def’inde bulunulmuş olmasına rağmen, yargılama aşamasında ve gerekçeli kararda zamanaşımı def’i ile ilgili olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediği, dava dilekçesinde zarar miktarı 05.04.2000 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan işlemiş faizi toplamı 20.928,06 TL’nin faizi ile birlikte tahsili istenerek bu tutar üzerinden dava açıldığı, mahkemece haksız fiile dayanan işbu davada, haksız fiil tarihinden itibaren faiz talep
3
edebileceği ve işlemiş faize ilişkin harcın yatırılmış olduğu gözetilerek sonuca göre karar verilmesi yönündeki bozma gereklerinin yerine getirilmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle bozması gerekmiştir.
3. Bozma nedenine göre, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili Av. …’in sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
2. Temyiz eden taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
30.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.