Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/5887 E. 2022/5409 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5887
KARAR NO : 2022/5409
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm davalı vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 22.11.2022 gününde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat … geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalı yüklenicinin edimini gereği gibi yerine getirmediğini, eksik iş bedelinin tespiti için mahkemece yapılan keşif neticesinde 7.800,00 TL’lik eksik iş olduğunun belirlendiğini ayrıca sözleşme uyarınca 1/2 hissesinin davacıya ait olacağı kararlaştırılan zemin kat A dairesinin tapu devrinin halen yapılmadığını ileri sürerek, zemin kat A dairesinin tapusunun 1/2 oranında iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde daire bedelinin tahsilini ve 7.800,00 TL eksik iş bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmeye konu (A) dairesinin (2 no.lu daire) tamamının davacı adına kayıtlı olduğunu, sözleşmenin taraflar arasında sözlü olarak revize edildiğini, sözleşmeye göre tarafların 1/2 hisseyle ortak malik olacakları (A) dairesinin, davacının talebi üzerine aynı özellikteki (C) dairesi ile değiştirildiğini ve (A) dairesinin tamamının davacıya bırakıldığını, söz konusu yeni ortak dairenin (C dairesi) satılarak parasının bölüşülmesinin kararlaştırıldığını ve bu dairenin satışından elde edilen bedelin 1/2’lik kısmının davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, A dairesinin kuzey batı (İstanbul istikameti) tarafında düşen daire olduğu, tapu kaydına göre bu dairenin zemin kat 2 no.lu bağımsız bölüm olduğu, dairenin rayiç değerinin 150.000,00 TL olduğu, davalı adına tapu kaydı bulunmadığı, davacıya düşen hissenin ½ olması nedeniyle davacının alacak miktarının 75.000,00 TL olduğu, binada davalının eksik ve ayıplı imalat bedelinin 7.800,00 TL olduğu gerekçesiyle, 2 no.lu ( A ) dairesinin tapu iptali talebinin reddine, 75.000,00 TL ve 7.800,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili, mümkün olmadığı takdirde tazminat ve eksik iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacının talebinin sözleşmede zemin kat (A) olarak tanımlanan 2 no.lu bağımsız bölümün tapu iptali ve tescili olduğu, 2 no.lu bağımsız bölümün kat irtifakı tesis edilirken davacı adına kaydedildiği ve bağımsız bölümün tapuda davacı adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece, davacının kendi adına kayıtlı bağımsız bölüm yönünden tapu iptal ve tescili talebinde bulunamayacağı, mümkün olmaması halinde bedel de talep edemeyeceği göz önünde bulundurularak tapu iptali ve tescili ile mümkün olmadığı takdirde tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. paragrafta açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. paragrafta açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, Davalı Yargıtay Duruşmasında vekille temsil olunmuş ise de duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 22.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.