Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/5969 E. 2022/6078 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5969
KARAR NO : 2022/6078
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda tapu iptali ve tescil ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen 2009/347 sayılı davada karar verilmesine yer olmadığına, 2020/1000 E. (Eski 2016/510 E.) sayılı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde asıl davada davacı … Mühendislik İnşaat Elektrik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Asıl davada, davacı vekili müvekkili yüklenici ile davalı arsa malikleri arasında, 18.05.2005 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalı … ve …’ tarafından yükleniciye verilecek olan bağımsız bölümlerin satış yetkisinin verilmediğini, inşaatın iskan ruhsatı alınacak aşamaya getirildiğini ileri sürerek kat irtifakına esas teşkil edecek şekilde arsa paylarının tespitini, sözleşme gereğince müvekkiline verilmesi gereken bağımsız bölümlerin arsa payının tespiti ile müvekkili adına tapuya tescilini ve davalı arsa sahiplerinin sözleşmeye aykırı hareketleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarar karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL ceza-i şartın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 24.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalılardan … adına kayıtlı 22 no.lu dükkan vasıflı bağımsız bölüm ile 8 no.lu mesken vasıflı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada, davalı … vekili, müvekkilinin kat irtifakı kurulmaması hususunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Asıl davada davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, sözleşme gereği 07.12.2007 tarihinde teslim edilmesi gereken bağımsız bölümlerin teslim edilmediği ileri sürerek 07.09.2009 tarihine kadar ki kira mahrumiyeti bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tescil talebine ilişkin davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile hüküm tesisine yer olmadığına, davalı …, … hakkında maddi tazminat talebiyle açılan davanın feragat nedeni ile reddine, davalı … hakkında 22 no’lu bağımsız bölümün tescili yönünden açılan dava konusuz kaldığından hüküm tesisine yer olmadığına, dava konusu 8 no.lu bağımsız bölümün, davanın devamı aşamasında iskân izninin alındığı, davacı yüklenicinin imar mevzuatına, projesine ve ruhsatına aykırı inşaat yapması ve bu aykırılığı dava sırasında 11.04.2011 tarihli tadilat projesine göre aldığı gerekçesi ile adı geçen davalı adına 43/44 hisse ile kayıtlı 8 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, maddi tazminata ilişkin talepler ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine, birleşen dosyada ise; kira tazminatına ilişkin talep taraflar arasında sulh yoluyla çözümlendiği gerekçesi ile reddine dair verilen kararın asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili ve asıl davada davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2014/9589 E., 2016/1379 K., sayılı kararı ile Asıl davada davalı … vekilinin temyiz itirazlarına yönünden arsa sahibi …’un taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca açtığı kira tazminatına ilişkin davanın halen derdest olduğu, dava konusu olan 8 no.lu bağımsız bölümün ise teminat dairesi olduğu, arsa sahibi olan davalı …’ın alacağının bulunması halinde teminat dairesinin yükleniciye verilmesi doğru olmayacağından, mahkemece davalı …’un açtığı kira tazminatına ilişkin dava dosyasının sonucu beklenip, kabul kararı verilmesi halinde birlikte ifa kuralı da gözetilerek bir hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı sonrası iş bu dava ile birleştirilmesine karar verilen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/1000 Esas sayılı dosyasında davacı arsa sahibi … vekili yüklenicinin edimini süresinde ifa etmediğini ileri sürerek 5.000 TL kira tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş daha sonra talebini ıslah ile artırarak 24.247,00 TL ye çıkarmış, birleştirilmesine karar verilen Anakara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/74 Esas sayılı dosyasında davacı arsa sahibi … vekili yüklenicinin edimini süresinde ifa etmediğini ileri sürerek 5.000 TL kira tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş daha sonra talebini ıslah ile artırarak 16.018,00 TL ye çıkarmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre asıl davada ve birleşen Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/347 E. sayılı dosyasında bozmadan geçmekle kesinleşen talepler yönünden tekrar karar verilmesine yer olmadığına, 8 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, birleşen 2020/1000 E sayılı dosyasında 24.247,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2017/74 Esas sayılı dosyada 16.018,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davacı, birleşen 2020/1000 E sayılı ve birleşen 2017/74 Esas sayılı davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Birleşen 2020/1000 E sayılı ve birleşen 2017/74 Esas sayılı davada, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gecikme tazminatı istemine ilişkindir. Her iki birleşen dava da 5.000,00 TL harca esas değer üzerinden açılmış daha sonra 15.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarı artırılmış, ıslah dilekçesine karşı davalı yüklenici tarafından süresinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş olup ıslah tarihi itibariyle, ıslah ile artırılan kısım yönünden talebin zamanaşımına uğradığı dikkate alınarak davanın ilk talep miktarı üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, asıl davada davacı yüklenici … Mühendislik İnş. Elek. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu halde hükmün infazında da tereddüte sebep olacak şekilde …’un davacı olarak yazılması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davacı birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün asıl davada davacı birleşen davalarda davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 26.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.