YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5977
KARAR NO : 2023/219
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/854 E., 2021/521 K.
DAVA TARİHİ : 06.09.2013
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinde konsinye olarak fuar alanında bulunan, fırın, davlumbaz ve mayalama tepsisinin davacı iş yerine taşınırken, davalı tarafa ait forkliftten düşerek hasar gördüğünü, zararın müvekkili tarafından konsinye verene ödediğini, ödenen hasar miktarından davalının sorumlu olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine takip başlatıldığını,başlatılan takibe davalının haksız ve kötü
1
niyetle itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, hasar gördüğü iddia edilen davaya konu malların müvekkili tarafından taşınmadığını, yine davacı ile müvekkili arasında yazılı ya da sözlü anlaşma da yapılmadığını, davacı tarafın olayın oluş şekline ve hasara ilişkin tutanak tutulduğunu iddia ettiğini ancak tutanakta ismi ve imzası olan kişilerin hiçbirinin müvekkilinin çalışanı olmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22/04/2015 tarihli ve 2014/544 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararıyla; kaza esnasında forklifti kullanan … …’in davalı ile ilgisinin ve zararın davalıdan kaynaklı meydana geldiğinin yazı ve belgelerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 22/04/2015 tarihli ve 2014/544 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 30.10.2018 tarih ve 2016/1378 Esas, 2018/5002 Karar sayılı kararı ile taşıma sırasında kullanılan forkliftin davalıya ait olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu durumda forklifti kullanan kişinin davalı şirket ile bağlantılı olduğunun kabulü gerektiği,bu nedenle mahkemece olayın yaşandığı gün tutulan tutanak altında imzası olanların dinlenerek, dava konusu olayda kazanın oluşumuna etki eden kusur durumu incelenerek,gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında,dava konusu olayda kazanın oluşumunda davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalının ve forklifti kullanan kişinin kusurlu oldukları, davalının forklifti kullanan kişinin kusurundan da sorumlu olduğu ve icra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle asıl alacak yönünden davanın kabulüne, takibe konu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; mevzuata aykırı şekilde görevlendirilen bilirkişiler tarafından hazırlanan raporun hükme elverişli olmadığını, raporun hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararın
2
gerekçesinin yetersiz olduğunu, kötü niyet tazminatı taleplerinin değerlendirilmediğini temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinin ifası sırasında oluşan zararın rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 ıncı ve devamı maddeleri., Türk Borçlar Kanunu 127’inci maddesi, 52’inci maddesi,
3. Değerlendirme
1. Bozma kararındaki hususlar nazara alınarak, davalının kusurunun tespit edildiği bilirkişi raporu, hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişlidir. Mahkeme kararının gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Dairemizce yeniden yapılan incelemede; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.