Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/5991 E. 2023/14 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5991
KARAR NO : 2023/14
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/257 E., 2020/230 K.
DAVA TARİHİ : 31.03.2015
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçilerin müvekkili ve davalı aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçiler lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin dava konusu ödemelere ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, aksi kabul edilse dahi müvekkilinin kendi dönemi ile sınırlı sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
1. Mahkemenin 26.11.2015 tarihli, 2015/128 E., 2015/237 K. sayılı kararı ile iş mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararının davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. (Kapatılan) Hukuk Dairesi 29.03.2018 tarihli, 2016/18093 E., 2018/3926 K. sayılı ilâmı ile taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında oluşan uyuşmazlığın çözümünde de genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozma ilamına uyan mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile somut olayda taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmede işçi alacaklarından davalının sorumlu olduğunun belirlendiği, dava dışı işçilerin kıdem tazminatı alacağından davalı alt işverenin kendi dönemine isabet eden miktarlar üzerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle bu yönde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı son alt işverenin işçilik alacaklarının tamamından sorumlu olduğunu, sözleşmeye göre yüklenicinin işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, davalının sadece kendi çalıştırdığı döneme ilişkin olarak sorumlu olacağı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. Sözleşme uyarınca işçilerin ücretlerinden hizmet veren yüklenici sorumludur. Bu husus sözleşmede açıkça belirtilmiş olmasa dahi bu husus işçilerin yüklenici tarafından çalıştırılıyor olmasının doğal sonucudur. Buna göre, sözleşmede açıkça düzenleme olsun veya olmasın hizmet alım sözleşmelerinde yüklenicilerin çalıştırdığı işçilere ilişkin işçilik alacaklarından sorumlu olduklarının kabulü gerekirken mahkemece işçi alacaklarından sorumluluğa ilişkin sözleşmede hüküm bulunduğundan hareketle davalı yüklenicinin sorumluluğuna gidilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; karar sonucu itibariyle doğru olduğundan ve yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/son maddesi gereğince gerekçesi değiştirilerek onanması gerekmiştir.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA,

davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.