YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6058
KARAR NO : 2022/5504
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl davada itirazın iptali-birleşen davada alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esestan reddine yönelik verilen hüküm asıl davada davalı- birleşen davada davacı … Tedavi Özel Sağlık Hizm. A.Ş. vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 28.11.2022 tarihinde davalı-birleşen dosya davacısı vekili Avukat … ile davacı-birleşen dosya davalısı Avukat … … ‘ın gelmeleriyle duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında “Tıbbi Cihazlar Bakım-Onarım Hizmet Sözleşmesi” imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini ifa ettiğini, davalının ise bir kısım fatura bedellerini ödemediğini, davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini dilemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirketin anjiyo cihazı satın aldığını, cihazın baştan itibaren ayıplı olduğunu, sürekli arıza yaptığını, davalı tarafın anjiyo cihazını tamir etmeye çalıştığını, lakin ayıbı olmayan parçaları söküp ayıplı gibi gösterdiğini, müvekkili davacıya arızalı gibi gösterdiği parçaları fatura ettiğini, fatura karşılığı çek aldığını, cihaz arızasız olsaydı günde 40-50 hastanın tetkik ve tedavisinin yapılabileceğini, müvekkilinin cihazın çalışmamasından dolayı zarara uğradığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödediği bakım onarım hizmetinden kaynaklanan çek bedellerinin iadesini, cihazın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, uğradığı kâr kaybını, bakım-servis sözleşme bedellerini, parça değişim ve servis ödemelerinin davalıdan ayrı ayrı tahsilini talep ve dava etmiş, dava değerini arttırarak ıslah harcını bilahare ikmal etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davada ise davalının verdiği servis hizmeti ve parça değişimlerinin ayıplı olduğundan bahisle ödemelerin iadesine, satıcıya yöneltilebilecek taleplerin ise davalıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı birleşen davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından birleşen davalı …Ş.’nin anjiyo cihazının satıcısı olmadığı, üretimden kaynaklanan ayıplardan dolayı sorumluluğu bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre birleşen davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışından kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Somut uyuşmazlık birleşen davacı hastanenin satın almış olduğu anjiyo cihazının ayıplı olup olmadığı ve birleşen davacının bu ayıptan kaynaklanan haklarının kapsamına ilişkindir.
Mahkemece yaptırılan teknik incelemede, dava konusu anjiyo cihazında temel olarak floroskopi görüntüsünde kaybolmayı da kapsayan bir dizi arıza olduğu, teknik servis müdahalelerine ve parça değişimlerine rağmen arızanın ve cihazda meydana gelen hata kodlarının düzelmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla satım sözleşmesine konu edilen cihazın tahsis ve kullanım yönünden değerini ve elverişliliğini azaltan bu eksikliğin üretimden gelen bir gizli ayıp olduğu açıktır. Birleşen davalı şirketin ise taraflar arasında imzalanan 17.04.2008 tarihli protokol uyarınca bu cihazın fabrikasyon ve montaj hatalarına karşı garanti verdiği, cihazın garanti süresince %95 oranında çalışır durumda bulunmasını taahhüt ettiği görülmektedir. Her ne kadar davaya konu cihaz birleşen davalı şirketten satın alınmamışsa da şirketin bu protokolle garanti verdiği sabit olduğundan ayıba karşı sorumlu olacağı da tartışmasızdır. Bu noktada tartışılması gereken husus dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu uyarınca birleşen davalının ayıplı cihaz nedeniyle sorumluluğunun kapsamıdır. Birleşen dosyada davacı hastane, davalı şirketin sözleşmeden doğan borcunu ifa etmediğinden bahisle borcun yerine getirilmemesi sebebiyle mal varlığının bulunduğu durum ile eğer yerine getirseydi bulunacağı durum arasındaki farkı yani müspet zararını satım sözleşmesinden sorumlu olan davalıdan isteyebilir. Birleşen davacı, dava konusu anjiyo cihazının arızalı olduğundan bahisle bir gün içinde tedavi ve teşhis edeceği hasta sayısındaki değişime atıf yapmış ve müspet zarar kalemi olarak tezahür eden kâr mahrumiyetine uğradığını iddia etmiştir. Bu itibarla mahkemece dava konusu cihazın bir müddet kullanıldığı da göz önünde bulundurularak sebepsiz zenginleşme oluşturmayacak şekilde elde ettiği faydanın indirilmek suretiyle birleşen davacının kâr mahrumiyetinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ve yanılgılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bozma nedenine göre birleşen davacı vekilinin vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılan gerekçelerle birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 30.09.2021 tarihli, 2021/1177 Esas, 2021/1066 Karar sayılı kararının kaldırılarak usul ve yasaya aykırı görülen ilk derece mahkemesi kararının birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin birleşen davalı …Ş.’den alınarak birleşen davada davacı … Tedavi Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş’ye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden birleşen davada davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, gönderilmesine, 28.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.