Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/6131 E. 2021/2158 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6131
KARAR NO : 2021/2158
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) (Kanun Yararına Temyiz Bürosu)

– K A R A R –

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının işyerindeki elektrik işlerinin yapılması karşılığında tanzim edilen ve süresi içerisinde ödenmeyen 04.12.2017 tarihli ….numaralı 6.195,00 TL tutarındaki faturanın tahsili için davacının icra takibi başlattığını, borçlunun takibe haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, davalı ise işin bedelinin 3.840,10 TL olduğunu, 2.500,00 TL nakit olarak 1.310,40 TL de banka aracılığı ile ödendiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, kararın miktar itibari ile kesin olması nedeniyle temyiz edilememiştir.
Karar, Adalet Bakanlığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamaz.” hükmü amirdir. Aynı kanunun 200. maddesinde, senetle ispat kuralına göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrar ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değeri kanunda öngörülen sınırı geçtiği takdirde senetle ispatlanmasının gerektiği, senetle ispat gereken hallerde karşı tarafın açık muvafakati ile tanık dinlenebileceği hususları düzenlenmektedir. Yine aynı kanunun 201. maddesinde de; ”Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler …(2012 yılı için 2.500,00 TL) liradan az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz” denilmektedir.
Tanıkla ispat sınırı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200’üncü maddesi uyarınca 2016 yılında 2.500,00 TL, 2017 yılında ise 2.590,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, belirlenen miktarın üzerindeki hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunlu olup, tanık dinletme olanağı bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacı tarafından davalı aleyhine Dikili İcra Müdürlüğünün 2018/36 Esas sayılı dosyası ile 04.12.2017 tarihli …. numaralı 6.195,00 TL tutarındaki faturanın 4.884,60 TL’lik kısmının ödenmediği gerekçesiyle toplam 4.936,39 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde borcun tamamına itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, takibe konu olan faturada yer alan iş bedellerinin tespiti için mahkemece mahallinde 11.01.2019 tarihinde keşif yapıldığı, elektrik mühendisi tarafından tanzim edilen 17.01.2019 tarihli raporda, piyasa rayiçlerine göre belirlenen iş bedelinin KDV hariç 5.215,60 TL olduğu, davalı tarafından davacıya ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan 1.310,40 TL’lik kısmının mahsubu ile toplam borcun 3.905,20 TL olduğunun belirlendiği, bu sebeple takibin 3.905,20 TL asıl alacak ve ferileri yönünden devamına karar verildiği görüşmüştür.
Mahkemenin gerekçesindeki ”.. davalı tarafça davacıya 2.000,00 TL ve 500,00 TL olmak üzere toplam 2.500,00 TL ödeme yapıldığı ileri sürülmüşse de toplam miktarın HMK’nın 200.maddesine göre senetle ispat zorunluluğu sınırı üstünde kaldığından tanık beyanlarıyla ispatlanamayacağı” değerlendirmesi; icra takibinin konusu olan faturanın düzenlenmesine sebep işin 2017 yılında yapılması ve 2017 yılı için senede karşı tanıkla ispat yasağına ilişkin parasal sınırın 2.590,00 TL olması göz önünde alındığında hatalıdır. Mahkemece, 19.03.2019 tarihli duruşmada usulüne uygun yemini yaptırarak dinlenen davalı tanığı ….’ın beyanı ile ödendiği ispat edilen 2.500,00 TL’nin de iş bedelinden mahsup edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, senetle ispat sınırı yanlış değerlendirilip tanık ile ispat edilebilecek ödemenin hükümde dikkate alınmaması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenle; Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi kabul edilerek, mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 19.03.2019 tarih, 2018/264 Esas ve 2019/133 Karar sayılı kararının sonuca etkili olmamak üzere HMK’nın 363/1 maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, HMK’nın 363/3. maddesi gereğince gereği yapılmak üzere kararın bir örneğinin ve dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 09.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.