YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6132
KARAR NO : 2023/905
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak (Sosyal Güvenlik Hukukundan Kaynaklanan) davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurum ile müvekkili arasında ihale yolu ile özel güvenlik hizmeti sözleşmesi imzalandığını, davalı kurum tarafından davacı şirketin hakedişlerinden % 5 lik kesinti yaptığını, 01/10/2008 tarihini geçmemek kaydıyla 5510 sayılı Yasanın 81. maddesi uyarınca çıkartılan 2008/93 sayılı Genelge uyarınca yapılan kesintilerin davacıya iadesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının hakedişlerinden yapılan kesintinin yasaya uygun olduğunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 81. maddesinin 1. bendi uyarınca Hazinece karşılanan işveren sigorta primlerinin 5 puanlık kısmına ilişkin olan kesintinin kamu zararının doğmasını engelleyen önleyici nitelikte olduğunu ve kamu zararının gerçekleşmemesi için kesinti yapıldığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16/12/2014 tarihli ve 2013/412 Esas, 2014/812 Karar sayılı kararıyla; kısmen kabul kararı verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 10.Hukuk Dairesi 11.04.2016 tarih 2015/6052 Esas ve 2017/5680 karar sayılı ilamında “İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile mülga 506 sayılı Kanunda, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Davalı Kurumun özel güvenlik hizmetini ihale yolu ile alan davacının, davalı nezdindeki hak edişlerinden 5510 sayılı Yasa’nın 81/ı maddesi kapsamında yapılan kesintilerin davalıdan tahsili istemli açılan işbu davada, uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı olmakla, belirtilen uyuşmazlığın çözümünde 506, 1479, 2926 veya 5510 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığından, sözü edilen 101’inci madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemeleri görevli değildir. Mahkemenin görevsizlik kararı vererek, usul hükümlerine göre görevli mahkemeyi belirleme yoluna gitmesi gerekirken, yazılı şekilde karar vermesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak asliye hukuk mahkemesi görevi ile davaya devam edilmiştir.
Mahkemece, 5510 sayılı Kanunun 81/ı maddesinde “bu Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddenin 1. fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutar hazinece karşılanır. ” hükmünü içerdiği anlaşıldığı, anılan bu madde dolayısı ile davacı şirketin bu maddeden faydalanması gerektiği ve bilirkişi raporunda belirlenen bedelin davacıya ait olduğu, davalı kurumun yapmış olduğu kesintileri kanuna aykırı olarak yapmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını ve kesintilerin yapıldığı hak edişlere usulüne uygun itiraz edilmediği ve davacı tarafından itiraz dilekçesi verilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 ncı ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Prim Oranları ve Devlet Katkısı başlıklı 81/ı maddesinde, “(15/05/2008-5763 S.K/24.md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır….” hükmü getirilmiştir.
Dosya kapsamına toplanan delillere göre, 5510 sayılı kanunla sağlanan % 5’lik indirimin işverene sağlanan ek bir katkı niteliğinde hazine yardımı olduğu, davalı tarafından % 5 ‘lik hazine yardımının davacının hakedişlerinden haksız olarak kesildiği, sözleşme kapsamında düzenlenen hakedişlerin Mahkemece dairemize gönderildiği ve hakedişlerin bir kısmının idarece tek taraflı olarak düzenlendiği, iki tarafın imzasının bulunduğu hakedişlerde ise % 5 ‘lik hazine yardımı kesintisi kısmının boş olduğu, kesintinin ödeme safhasında yapıldığı, her ne kadar davalı taraf zaman aşımı def’inde bulunmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki nedeniyle 10 yıllık genel zaman aşımı söz konusu olduğundan ve dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresi dolmadığından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraflar vekilinin yerinde görülmeyen davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
07/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.