Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/6194 E. 2023/268 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6194
KARAR NO : 2023/268
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı iş sahibi idarece Özel Güvenlik Hizmet Alım işinin davacı yükleniciye ihale edildiği, sonrasında şirket ortağı hakkında ceza davası açılması neticesinde sözleşmenin fesih edilerek teminatın gelir kaydedilip kesin hesabın yapıldığını, ancak feshin haksız olduğunu ve bu hususun mahkeme kararı ile kesinleştiğini, haksız fesih ve teminatın nakde çevrilmesi nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek, ihale kârının kaybından doğan zararı, irat kaydedilen teminat mektubu bedeli, iş bitirme belgesi alınamamasından dolayı kâr ve fırsat kaybından oluşan belirsiz alacak zararı, teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesi nedeniyle oluşan manevi zararların davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davasının açılmasının mümkün olmadığını, hukuki yarar olmadığı ve idarenin kusurlu eylem ve davranışı olmadığı, davacının tasfiyeyi istediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşmenin feshinin kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı göz önünde bulundurulduğunda zamanaşımının dolmadığı, dava konusu işin davalı firmaya ihale edildiği, taraflarca 10.06.2011 tarihinde hizmet işi sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin yüklenici tarafından 09.09.2011 tarihinde fesh edildiği anlaşılmış, bilirkişi kurulunca düzenlenen 19/06/2018 tarihli raporda doğrultunda davacının mahrum kalınan kâr zararının olduğu ve davalı idare tarafından gelir kaydedilen teminatın iade edilmesi gerektiği belirlendiğinden maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile kâr mahrumiyeti zararı olan 34.113,00 TL’nin 06.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, irat kaydedilen teminat tutarı zararı 37,500 TL’nin 04/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal fazi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebi yönünden davacının kişilik haklarına herhangi bir saldırının sözkonusu olmadığı bu nedenle manevi tazminata hükmedilmesi için gereken koşulların oluşmadığı kanaatine varılarak manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; karara karşı davacı tarafından mahkemece hükmedilen kâr mahrumiyeti zararının düşük olduğu, fırsat kaybı ve mutlak kârı etkileyen diğer somut zararların reddedilmesinin hatalı olduğu, konunun uzmanı olmayan sıradan kişilerin şahsi düşüncelerine itibar edilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, manevi tazminat talebinin reddedilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığı, esasa ilişkin itirazlarının yanlış değerlendirildiği, yasal düzenlemeler ışığında idarenin kusurlu eylem ve davranışının bulunmadığı, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, sözleşmenin feshinin kesinleşen mahkeme kararıyla haksız olduğunun hüküm altına alınmış olması, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime uygun olması, manevi tazminat koşullarının oluşmaması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz sebebi olarak ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz sebebi olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Özel Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddeleri, diğer ilgili mevzuat.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Zamanaşımının sözleşmenin feshinin kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, kesinleşen mahkeme kararıyla sözleşmenin feshinin haksız olduğunun hüküm altına alınmış olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu ve manevi tazminat koşullarının değerlendirilip oluşmadığının belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.