Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/6351 E. 2023/789 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6351
KARAR NO : 2023/789
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bakanlıkla aralarında 02.11.2009 tarihli hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, sözleşme gereği edimlerin yerine getirilmesine rağmen 5510 Sayılı Kanunun 81/(I) bendine göre, sigorta primlerinin işveren hissesine düşen %5 puanlık kısmın hazinece karşılanacağına ilişkin düzenlemeye rağmen hak edişlerinden kesinti yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.

Davacı vekili bozmadan sonra verdiği 12.12.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 31.934,66 TL ye yükselttiğini beyan etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal düzenlemeye göre 01/03/2011 tarihinden sonraki dönemlere ait prim ödemelerinde işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanması uygulamasına son verildiğinden, yüklenicilerin 2011 yılının Mart ayı ve sonrasındaki aylara ait hak edişlerinden 5510 sayılı Kanunun 81. maddesi birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamında herhangi bir kesinti yapılmayacağından 2011 yılı mart ayından önceki dönemlerdeki hak edişlerden kesinti yapıldığını, kesintinin yasal ve tebliğlere uygun olarak yapıldığını, ayrıca müvekkili idare tacir olmadığından reeskont faiz isteminin yerinde olmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.05.2013 tarihli ve 2011/397 Esas, 2013/257 Karar sayılı kararı ile kesintiye ilişkin evrakların davacı tarafından süresinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 13.Hukuk Dairesinin 06.01.2014 tarihli ve 2014/10141 Esas, 2014/34759 Karar sayılı kararıyla, mahkemece ibrazı istenen belgelerin davacının yedinde bulunmaması nedeniyle, ilgili kurumdan getirtilerek bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi hususunda ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuştur.

3. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda; ihale makamı tarafından davacı şirketin hakedişlerinden, SGK tarafından 5510 Sayılı Kanunun 81/I-ı bendi gereğince sigorta primi işveren hisselerinden beş puanlık indirim yapıldığı gerekçesiyle, SGK primi adı altında toplam 31.934,66 TL kesinti yapıldığının tespit edildiği, ancak 5510 Sayılı Kanunun 81/I-ı bendi kapsamındaki işverenler için getirilen teşvik ile yasa koyucu tarafından işçi çıkarılmasının önlenmesi, istihdamın artırılması, primlerin süresinde ödenmesinin sağlanması ve sigortasız işçi çalıştırılmasının önlenmesinin amaçlandığı, yapılan kesintinin haksız olduğu gerekçesiyle, davanın ıslah edilen tutar dikkate alınarak 31.934,66 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

4. Yargıtay (Kapatılan) 13.Hukuk Dairesinin 29.05.2019 tarihli ve 2017/9320 Esas, 2019/6798 Karar sayılı kararıyla, 04.02.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün olmadığından, mahkemece davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak sonucuna uygun bir hüküm kurulması yönünde karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma hükmüne uyularak ve bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı nazara alınarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı iş sahibi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yasal düzenlemeye göre 01/03/2011 tarihinden sonraki dönemlere ait prim ödemelerinde işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanması uygulamasına son verildiğinden, yüklenicilerin 2011 yılının Mart ayı ve sonrasındaki aylara ait hak edişlerinden 5510 sayılı Kanunun 81. maddesi birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamında herhangi bir kesinti yapılmayacağından 2011 yılı mart ayından önceki dönemlerdeki hak edişlerden kesinti yapıldığını, kesintinin yasal ve tebliğlere uygun olarak yapıldığını, aksi takdirde kamu zararı oluşacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi uyarınca davalı kurumca uygulanan %5 kesintinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 81.maddesinin 1.fıkrası, taraflar arasındaki Hizmet Alım Sözleşmesinin ilgili hükümleri.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 5510 sayılı Kanunla sağlanan 5 puanlık indirimin, bu kanunla işverene sağlanan Hazine yardımı olup, bu indirimin işsizliğin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı olarak arttırılması ve teşvik niteliğinde olması nedeniyle fiyat farkı olarak nitelendirilemeyeceği gibi işverene Hazinece sağlanan ek bir katkı olduğundan, sözkonusu %5 ‘lik hazine yardımının hak edişlerden kesilmesi doğru değildir.

3. “Kesin Bozma” denetim mahkemelerinin yargılama hukukuna kazandırdığı bir kavramdır. Bu kavram, ilk derece mahkemelerinin davanın kabulüne ilişkin hükmünün reddedilmesini yahut davanın reddine ilişkin hükmünün kabul edilmesini öngören bozmaları içermektedir.

Somut olaya gelince, Yargıtay tarafından bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak karar verilmesi yönünde bozma yapılmıştır.

4.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.