YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6479
KARAR NO : 2023/181
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/332 E., 2021/378 K.
DAVA TARİHİ : 07.07.2014
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sıra cetveline itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı …’ndan olan alacağı nedeni ile takip başlatıldığını, SGK tarafından gönderilen bedelin tamamının davalı …’a ödenmesine karar verildiğini, oysa davalılar arasındaki alacak ilişkisinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek 27.06.2014 tarihli sıra cetveli niteliğindeki kararın iptaline ve paranın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, sıra cetveline itiraz ile birlikte davalı tarafın alacağına konu olan kambiyo senetlerinin dayanak teşkil ettiği davalara bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın davaya bakmaya yetkili ve görevli Bursa Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. 1. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay ( Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2014/9261 E., 2015/5348 K. sayılı ilamı ile davanın ticari nitelikte bir dava olmadığı, sıra cetvelinde yer alan alacaklılar arasındaki sıraya ilişkin şikayete yönelik olduğu, tarafların alacaklarının dayanağı olan takip dosyalarının kambiyo senetlerine dayalı takibe dayalı olmasının taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığından davanın niteliğini değiştirmeyeceği, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemini inceleme görevinin İİK’nın 142/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gözetilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığı belirtilerek bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, benimsenen bilirkişi raporu, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının muvazaa yapıldığını ispat edemediği, davalı alacağının daha önce doğduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. 2. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 2. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2017/773 E., 2020/2423 K sayılı kararı ile muvazaa hukuki nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıda olduğu, davalı alacaklı, alacağının, gerçek bir alacak olduğunu, birbirini teyit eden ve takipten önce düzenlenmiş usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiği, mahkemece, anılan ilke doğrultusunda muvazaanın olmadığına dair davalı alacaklının savunma ve delilleri çerçevesinde alacağın gerçek olup olmadığının tartışılması, davalı ile borçlu arasındaki hukuki ilişkinin kuruluşu, davalının alacağının takip tarihi değil doğduğu tarihin araştırılarak bu tarihin esas alınması sureti ile sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı belirtilerek bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince 2. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, benimsenen bilirkişi raporu, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların ihtaratlı davetiyeye rağmen aralarındaki alacağa ilişkin kayıt, belge, delil sunmadıkları, nakden kaydı olan senetler dışında borcun varlığını gösterir delil olmadığı, davalı alacağının muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI- TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Gerekçeleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davanın başından beri müvekkiline yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, en başından beri Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebligat yapıldığını, davacı vekilinin aynı iddialar ile başka bir dava açtığı ve bu davanın reddedildiği ve istinaf mahkemesince incelenmekte olduğu, halen derdest olduğu, derdest dava nedeni ile bu davanın reddi gerektiği, ayrıca sıra cetveli yapılmadan paraların paylaştırıldığı iddiası ile icra mahkemesinde ayrı bir dava açıldığı, müvekkili tarafından davacı aranarak alınan paranın iade edileceğinin bildirildiği ve iade edildiğini, icra mahkemesince de verilen karar gereğince davanın konusuz kaldığı, davacı tarafın sırf vekalet ücreti ve yargılama gideri almak amacı ile bu davaya devam ettiği, davacı müvekkilinin bu parayı borç olarak verdiğini, ekonomik ve sosyal durumunun da buna müsait olduğunu, alacağının muvazaalı olmadığını temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1-Uyuşmazlık
Muvazaa nedeni ile sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
2- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) geçici 2 ve HUMK’nın 26.09.2004 tarih 5236 sayılı Kanunla değişmeden önceki haline göre 428,438 ve 439. maddesi
3- Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava muvazaa nedeni ile sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Sıra cetveline itiraz davasının dinlenebilmesi için davalıya sıra cetvelinde yer verilmesi gerekir.
Somut olayda sıra cetveli yapılmadan paylaşıma konu bedel davalıya ödenmiş, bu husus teknik manada sıra cetveli olarak kabul edilmiş ise de yargılama safhasında davalı kendisine icra müdürlüğünce ödenen bedeli yine icra dosyasına iade ettiğini beyan etmiştir. Bu hususta ihtilaf olmadığı da anlaşılmaktadır. Bu durumda dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.