Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/6525 E. 2023/220 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6525
KARAR NO : 2023/220
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/181 E., 2021/579 K.
DAVA TARİHİ : 13.10.2014
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı temyiz edilmişse de kesinlik sınırının altında kaldığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında … Gazetesinin baskısı ile ilgili olarak anlaşma yapıldığını, müvekkili tarafından 3 yıl boyunca baskı hizmeti verildiğini, 2013 yılının 6. ayından itibaren ödeme yapmadığını, 2014 yılında da sözleşmenin sonlandırıldığını, borcun tahsili için davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının borcun kanıtı olarak gösterdiği faturaların davacı tarafın alt kısma kaşe basıp imza attığından kapalı fatura niteliğinde olduğunu, kapalı faturaların ise bedeli tahsil edildiği anlamına geldiğini savunurak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10/05/2016 tarihli ve 2015/483 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararıyla; tarafların defterlerinin usulüne uygun bir şekilde tutulduğu, faturaların davalı tarafın ticari defterlerine işlendiği, ticari defterlerinde borç miktarı 11.387,76 TL olarak görünmekte ise de ödemelerin nakit olarak elden ödeme yapıldığı şeklinde gösterildiği, davalının davaya konu faturaya esas mal ve hizmeti satın aldığının sabit olduğu, hesap ekstrelerinden davacı tarafa herhangi bir ödemeye rastlanmadığı, davalının ödeme def’ini ispatlayamadığı
1

gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Onama Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/483 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 09.03.2020 tarih ve 2017/172 Esas, 2020/1614 Karar sayılı kararı ile kararın onanmasına karar vermiştir.

B. Karar Düzeltme İstemi Sonrası Bozma Kararı
1. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 09.03.2020 tarih ve 2017/172 Esas, 2020/1614 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 03.11.2020 tarih ve 2020/1370 Esas, 2020/3397 Karar sayılı kararı ile dosyada bulunun Vakıfbank hesap ekstrelerinde davalı tarafından dava dışı şirkete ödemeler yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda mahkemece davalının dava dışı … A.Ş’ye yaptığı ödemeler belirlenerek mahsup edilmesini temin maksadıyla dosyanın ek rapor alınması için bilirkişiye tevdi edilerek alınacak rapor doğrultusunda oluşan sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma sonrası alınan ek raporda, mahsup işlemi yapıldığında davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, her ne kadar davacı kendi ticari defterlerinde yer alan 27.196,56 TL’lik ödemenin iki kez mahsup edildiği yönünde itirazda bulunmuşsa da dosya kapsamında bu itirazının nazara alınmasını gerektirecek nitelikte herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, mahkemenin rapora itirazlarını değerlendirmediğini, mükerrer tahsilat hesabı yapıldığını, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 ıncı ve devamı maddeleri., İcra ve İflas Kanunu 67’inci maddesi, Türk Ticaret Kanunu 3. ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1. Bozma kararındaki hususların incelenmesi için alınan bilirkişi raporu, hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişlidir. Mahkeme kararının gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

2. Dairemizce yeniden yapılan incelemede; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün
2

olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın davacıdan alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.