Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/6532 E. 2023/377 K. 01.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6532
KARAR NO : 2023/377
KARAR TARİHİ : 01.02.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 31.07.2015 tarihli “Özel Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesi” imzalandığını, davacının … kooperatifinde 21 kişi ile silahsız özel güvenlik işini üslendiğini, davalının 30.06.2016 ve 31.07.2016 tarihli faturaları ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhinde Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün 2016/10563 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın İptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hak ediş toplamının 743.123,36 TL, müvekkilinin yaptığı kesinti ve ödemeler toplamının ise 643.926,56 TL olduğunu, müvekkilinin kalan ve borç olarak görünen 99.196,80 TL’nin 34.637,84 TL’sinin sözleşme gereğince davacıya iade edilmesi gereken teminat miktarı olduğunu, bu miktarın iadesinin de ancak anılan sözleşmenin 11. maddesinde belirtilen koşulların yerine getirilmesi halinde mümkün olacağını, teminatın süresinin 01.02.2017 tarihinde dolduğunu, davacının henüz vadesi gelmeyen alacak için takip başlattığını, davacının talep ettiği 30.06.2016 tarih, 44790 nolu faturanın karşılığının ise müvekkili tarafından fazlasıyla ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan 11.04.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda, güvenlik hizmeti karşılığında 30.08.2015-31.07.2016 tarihleri arasında düzenlenen faturaların gerek davacı ve gerekse davalı ticari defter ve belgelerine zamanında ve usulüne uygun olarak kaydedildiği, davacı şirketin davalı kooperatiften takip ve dava tarihi itibarıyla 99.196,80 TL alacak tutarının, davalı kooperatif kayıtlarında davacı adına aynen borç şeklinde kayıtlı olduğu, ancak anılan sözleşmenin 12. maddesindeki düzenlemeler çerçevesinde davacının ilgili maddede belirtilen evrakları davalı kooperatife teslim ettiğine dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi veya belgenin yer almadığı, davalının anılan sözleşme ilişkisine dayalı olarak davacıya olan bakiye borcunu yerine getirmesinin ön şartının, ilgili maddedeki evrakların davacı tarafından davalıya teslimi olduğu gerekçesi ile davanın muaceliyet şartının takip tarihi itibariyle gerçekleşmemesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı yüklenici vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin 10. maddesinde, güvenlik hizmet bedeli karşılığında her ay kesilecek fatura bedelinin ödenmesinin taraflarca kabul edildiğini, davalının 10 ay boyunca hizmet bedeli karşılığı kesilen fatura bedellerini herhangi bir itiraz ileri sürmeden ödediğini, ancak sözleşmenin sona erdirilmesine karar verilmesi üzerine son iki faturayı ödenmediği gibi teminat bedelini de iade etmediğini, davalı kooperatife kesilen faturaların gününde ödenmediği halde işçi maaşlarının gününde müvekkili tarafından ödendiğini, ancak SGK ve vergi ödemelerinin zamanında yapılamadığını ve bu hususun davalı kooperatifin bilgisi dahilinde kabulü ile devam ettiğini, bu şekilde sözleşmenin 12.maddesinin uygulanmasının davalı tarafından terk edilerek hizmet alımına devam edildiğini, davalı tarafın sözleşmenin sona ermesinden sonra kendisi tarafından hiç uygulanmayan sözleşme şartını ileri sürerek ödeme yapmaktan kaçınmasının TMK nın 2. ve 3. maddesine iyi niyet kuralına aykırılık teşkil ettiğini, sözleşmenin 12. maddesinde belirtilen evrakların tamamına yakınının davalıya süresinde teslim edildiğini, sadece vergi ve SGK borcu ile ilgili evrakların tamamlanamadığından davalıya teslim edilemediğini, bu borçlarla ilgili müvekkilinin yapılandırmaya gittiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin 12. Maddesindeki yüklenici sorumluluklarının davacı tarafça yerine getirilmediği, usulüne uygun şekilde düzenlenmiş ibranamelerin dosyaya ibraz edilmediği, somut olayın özelliği itibari ile davacının üzerine düşen edimlerini yerine getirmeden davalı taraftan alacak iddiasında bulunması ve davalı tarafın buna ilişkin edimini yerine getirilmesini talep etmesinin borçlar hukukunun sözleşme hükümlerine ve iş hukukuna dair ilgili hükümlere uygun düşmediği, mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı yüklenici vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği ve takip konusu fatura alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 12. maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 97.maddesi.
3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Taraflar arasında imzalanan 31.07.2015 tarihli sözleşmenin “Ödeme Yeri ve Şartları” başlığı altındaki 12.1. Maddenin 4, 5 ve 6 ncı paragraflarında, aylık hak edişlerin ödenebilmesi için yüklenicinin “SGK ve işsizlik sigorta primlerini yatırmış olduğuna dair belgeyi, personel için düzenlediği bordro örneklerini, bir önceki aya ait aylık sigorta primleri bildirgesini ve çalışan elemanların isimlerine göre aylık sigorta primleri ile gerekli tüm vergilerin ödendiğini gösterir belgelerini, devam çizelgesini talep ettiği ayın faturası ile birlikte kuruma ibraz etmek zorundadır. ” Yine sözleşmenin 12.3 numaralı maddesinde: ” Firma hak edişlerine esas teşkil edecek aylık puantajiarı ile sair ödeme evrakları (aylık prim, hizmet belgesi, muhtasar ve bunlara ait tahakkuk ve makbuzları) fatura ile birlikte dosya halinde muhasebe birimine gönderilmek üzere ilgili kişiye teslim eder.” hükümleri düzenlenmiştir.

3. 05.04.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu faturaların gerek davacı ve gerekse davalı ticari defter ve belgelerine zamanında ve usulüne uygun olarak kaydedildiği, mali açıdan tarafların 2015-2016 yılı ticari defter ve belgeleri kapsamında davacı şirketin davalı kooperatiften takip ve dava tarihi itibarıyla 99.196,80 TL alacak tutarının davalı kooperatif kayıtlarında da davacı adına aynen borç şeklinde kayıtlı olduğu, ancak anılan sözleşmenin 12. maddesindeki düzenleme çerçevesinde davacının ilgili maddede belirtilen evrakları davalı kooperatife teslim ettiğine dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi veya belgenin yer almadığı, davalının anılan sözleşme ilişkisine dayalı olarak davacıya olan bakiye borcunu yerine getirmesinin ön şartının, ilgili maddedeki evrakların davacı tarafından davalıya teslimi olduğu, bu evrakların davalıya teslim yükümlülüğünün yerine getirildiğinin dosya kapsamına göre kanıtlanamadığı belirtilmiştir.

4. Dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmenin 12. Maddesinde ödeme koşullarının yerine getirilmesi için davacı tarafça sunulması gereken evraklar dosyaya ibraz edilmemiş olup; borçlar hukukundaki “karşılıklı ifa” hükümleri gereği davacı üzerine düşen edimlerini yerine getirmeden davalı taraftan alacak iddiasında bulunamayacağı dikkate alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.