YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6563
KARAR NO : 2022/6089
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı …, …, … yönünden reddine, davalı … Nolu Motorlu Taşıyıcılar Koop. yönünden kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, hakkında haksız yere ihraç kararı verildiğini, ihraç kararının mahkeme kararı ile iptal edilmesine rağmen tekrar ortaklığa alınmadığını, 23.06.2007 tarihli olağan genel kurulun 6. maddesinde müvekkilinin tekrar ortaklığa alınmamasına şeklinde karar verildiğini, ayrıca genel kurulun 7. maddesinde çalışma yapan 7 araçtan 1000 YTL. alınmasına karar verildiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek genel kurul kararlarının iptaline, 5.000 YTL. maddi ve 3.000 YTL. manevi tazminatın reeskont faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar M.Tahir Fermanoğlu ve Mehmet Polatdağ, davacının minibüs hattında devamlı olarak çalıştığını zararının olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak; davaya konu genel kurul tutanağının davacıya tebliğine ilişkin bir belgenin olmadığı bu nedenle davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, Yargıtay incelemesinde iptal kararına ilişkin bozma yapılmadığından genel kurul kararlarının iptali talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, 2011/259 Esas sayılı dosyada, davacının çalışmadığı günlere ilişkin maddi tazminat talebinin kabul edildiği dolayısıyla maddi zararının bu anlamda giderildiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1–Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava kooperatif genel kurul kararlarının iptali ve bu kararlardan kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
Davaya konu 23.06.2007 tarihli genel kurul kararların iptali yönünde verilen karar hakkında Yargıtay 23. Hukuk dairesinin 18.09.2019 tarih 2014/3211 esas 2019/3691 karar sayılı ilamında sair temyiz itirazları red edilerek yapılmış bir bozma kararı söz konusu olmayıp, eksik inceleme ve araştırmanını tamamlanması yönünde bir bozma kararı verilmiştir. Bu nedenle genel kurul kararları ayaktadır. Mahkemece bozmaya yanlış anlam yüklenerek genel kurul kararlarının iptalinin, bozma kapsamı dışında kaldığı gerekçesi hatalıdır. Davacı üyenin 22.09.2006 tarihinde kooperatiften ihraç edildiği ve ihraç kararının mahkeme kararıyla 23.05.2007 tarihinde iptal edildiği dosyada sabittir. Kooperatiflerde açık kapı ilkesi ve kesinleşmiş bir mahkeme ihraç kararı iptali göz ardı edilerek, 23.06.2007 tarihli genel kurulun 6. maddesinde davacının tekrar ortaklığa alınmamasına ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun değildir. Bu nedenle Mahkemece bahse konu genel kurul kararın iptaline karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacıların araçlarının bulunduğu, bu araçları ile davalı kooperatif bünyesinde taşıma faaliyeti devam ederken, haksız ihraç ve genel kurul kararları ile davacıların taşıma faaliyetinde bulunmalarının engellendiği,davacıların taşıma faaliyetinde bulunmadıkları dönem için maddi tazminat isteminde bulundukları sabittir.
Mahkemece, öncelikle davacıların araçlarının tazminat istenen dönem içinde başka bir işte çalıştırılarak gelir elde edip etmediklerinin saptanması, davacılar ile aynı hatta çalışan bir ortağın ortalama brüt kazancının belirlenmesi, hesaplanan kazanç miktarından masraf ve amortisman giderleri ile saptandığı takdirde yapılan diğer işten elde edilen net gelirin düşülmesi gerekirken, tazminat dönemleri farklı olan 2011/259 Esas sayılı dava ile davacının zararının giderildiği gerekçesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenle iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 … içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.