Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/6572 E. 2023/379 K. 01.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6572
KARAR NO : 2023/379
KARAR TARİHİ : 01.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idareye bağlı sosyal hizmet kurumunun açtığı ihaleyi kazanan davacı ile davalı kurum arasında “Bakım Elemanı Teminine İlişkin Hizmet Alım Sözleşmesi” düzenlendiğini, müvekkili şirketin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı kurumun 5510 sayılı Yasanın 81/1. maddesi gereği verilen 5 puanlık kısmı hak edişlerden düşerek ödeme yapmak suretiyle müvekkilinin zararına sebep olduğunu belirterek; haksız olarak kesilen 4.929,63-TL’nin kesinti tarihinden itibaren tahakkuk ettirilecek reeskont faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işlemlerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa dayandığını, yapılan kesintilerin hukuka uygun olduğunu belirtmiş, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı idare davacının söz konusu prim indirimlerini hak edişlerinden kesmiş bulunmaktaysa da davacı yüklenici şirket 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan indirimleri davalı … … Bakanlığından almamış olup, hazinenin sağladığı indirim söz konusu olduğundan, yapılan işlemin sadece sigorta ödemelerinde devletin sağladığı ek katkı olduğu, bu nedenle sigorta primlerini ödemeyi üstlenmiş olan yüklenici kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bunun idareye geçirilerek idarenin davacının hak edişlerinden kesinti yapması yerinde olmadığından, davacının davasının kabulü ile kesinti yapılan beş puanlık teşvik toplamı olan 4.929,63-TL’nin kesinti yapılan tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan kesintinin Kamu İhale Kanunu ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa dayanarak yapıldığını, davacı tarafın davadan önceki süreçte düzenlenen hak edişlere herhangi bir itirazı olmadığını ve hükmedilen alacağa faiz başlangıcının kesinti yapılan tarihten başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi uyarınca davalı kurumca uygulanan %5 kesintinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 81.maddesinin 1.fıkrası, 818 Sayılı Borçlar Kanunu 101. maddesi(6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117.maddesi)

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve 5510 sayılı Kanunla sağlanan 5 puanlık indirimin, bu kanunla işverene sağlanan Hazine yardımı olup, bu indirimin işsizliğin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı olarak arttırılması ve teşvik niteliğinde olması nedeniyle fiyat farkı olarak nitelendirilemeyeceği, işverene hazinece sağlanan ek bir katkı olduğu, sözkonusu %5 lik hazine yardımının hak edişlerden kesilerek işverence davacının bu yardımdan mahrum edilemeyeceğine göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2.Davacı ile davalı idare arasında 21.05.2010 günlü sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunu 101. maddesine göre bir alacağa davadan önce faiz uygulanabilmesi için borçlunun alacağın varlığı ve miktarını gösterir ihtarname ile temerrüde düşürülmesi gerekir. Mahkemece kesinti tarihlerinden itibaren asıl alacağa faiz işletilmiş ise de dosya kapsamına davacı tarafından davalıya temerrüt ihtarının tebliğ edildiğine ilişkin bir belge sunulmadığından, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde kesinti tarihinden itibaren faiz işletilmesi isabetli olmamıştır.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “kesinti yapılan tarihlerden” kelimelerinin hükümden çıkartılarak yerine “dava tarihinden” kelimelerinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

01.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.