YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6587
KARAR NO : 2023/73
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1753 E., 2021/1657 K.
DAVA TARİHİ : 28.01.2021
HÜKÜM : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil aksi halde daire bedelinin tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün gerekçesini düzelterekyeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin kooperatife özgülenen 206 konutu tahsis ettiği ortaklara ferdileşme işlemlerini de yaparak tapularını verdiğini, davalının 31.08.2015 tarihinde kooperatif ortaklığından istifa ettiğini, müvekkili kooperatifin 16.04.2019 tarihli genel kurulunda tasfiye kararı aldığını ancak tasfiyeye ilişkin kararın … 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/237 E. sayılı davası ile iptal edildiğini, istifa eden üyenin kooperatiften edinmiş olduğu hakkı, yani konutunu kooperatife iade etmekle yükümlü olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarının da bu doğrultuda olduğunu ileri sürerek, davalı adına kayıtlı … İli … İlçesi 44754 Ada 3 Parsel B Blok 1. Kat 6 No’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili kooperatif adına tesciline, bu mümkün değilse daire bedelinin belirlenebilir hale gelmesinden sonra taleplerini artırmak üzere, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL daire bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı doğrudan tapu yolu ile almadığnı, uzun yıllar önce davacının bilgisi dahilinde sattığını, malik olmadıklarından husumet itirazında bulunduklarını, davacı tarafça taşınmazın değeri üzerinden eksik harcın tamamlanması gerektiğini, müvekkilinin istifasının ardından ana sözleşmenin 20. maddesindeki “Kooperatiften ilişkisi kesilen ortağın sorumluluğu, ayrıldığı tarihten itibaren iki yıl devam eder.” hükmü gereğince, iki yıllık sorumluluk bedelini de ödediğini ve kendisine hiç bir borcu bulunmadığına dair yazı verildiğini, her ortağın kooperatiften çıkma hakkı bulunduğunu, müvekkilinin istifasından sonra alınan kararlardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, Kooperatifler Kanununun 17. maddesinde “Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir.” hükmü doğrultusunda müvekkilinin istifa tarihinden itibaren üç yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu savunarak, davanın husumet, yetki, zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı … …’ın davacı kooperatife üye olduğu, kesin maliyet bedeli belirlenen konutun üyelik ve aidat, şerefiye bedeli ve kooperatif giderlerini eksiksiz ve zamanında ödediğine dair makbuz suretlerinin sunulduğu, davalının 31.08.2015 tarihinde istifa ettiği, davacı ve davalı tarafından kabul edildiği gibi peşin ödemeli üye olduğu, yani davalıdan herhangi bir şekilde aidat talep edilemeyeceği, yalnızca genel giderlere ait aidat talep edilebileceği, ancak bilanço ve defter kayıtlarına göre genel giderler için bir aidat talep edilmediğinden davacının bu yönden de bir borcunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; ortaklıktan çıkan ortağın, kooperatif ortaklığı nedeniyle edindiği hakları da kooperatife iade etmesi gerektiği, bunun istisnasının ise Kooperatifler Kanunu md 81 olduğu yönünde Yargıtay kararlarının bulunduğunu, ancak müvekkilinin dağılma sürecine girmediğini, tasfiyeye ilişkin genel kurul kararının iptal edildiğini ayrıca istifa ederek ortaklıktan çıkan üyenin istifasının hüküm ve sonuç doğurabilmesi için üyenin çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm haklarını kooperatife iade etmesi gerektiğini, davada aidat alacağı talepleri olmadığını ancak İlk derece Mahkemesince davalının peşin ödemeli üye olması ve aidattan sorumlu olmaması nedeniyle hiç bir araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verildiğini, ayrıca davalının peşin ödemeli üye olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece Mahkemesince, davacı kooperatifin dava tarihi itibariyle tasfiye halinde olduğu, tasfiye halinde bulunan kooperatiflerde 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 81-2. maddesi uyarınca kooperatiften çıkan ortağın konutunun çıkma sebebiyle geri alınamayacağı, tasfiyeye ilişkin genel kurul kararının iptaline ilişkin Mahkeme kararının kesinleşmesi ile tasfiye halinden çıkan kooperatifin aynı taleple başvuruda bulunabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aidat alacağının tahsili istemiyle açılmış bir davaya uygun ve isteme uygun olmayan gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK’nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının gerekçesini düzelterek, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; tasfiye kararının iptal edildiği genel kurul iptal davasının kesinleştiği, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptal tescil aksi halde daire bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 1 inci maddesi, 81 inci maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.