Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/6588 E. 2023/214 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6588
KARAR NO : 2023/214
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1273 E., 2021/1719 K.
DAVA TARİHİ : 05.01.2015
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/810 E., 2018/235 K.

Taraflar arasında kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ile tapu iptal ve tescil talepli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatif tarafından haksız olarak ihraç kararı verildiğini,müvekkiline ihraç kararının tebliğ edilmediğini,
1
müvekkiline yasada öngörülen süre ve şekillere uyularak geçerli ihtarnameler gönderilmediğini, ayrıca ihraç gerekçesi olarak gösterilen sebeplerin hiç birisinin ana sözleşmede yazılı olmadığını, müvekkilinin ihraç kararının tebliğ edildiği iddia edilen tarihten sonra yapılan kooperatif genel kuruluna çağrıldığını ileri sürerek, ihraç kararının iptali ve müvekkilinin kooperatif üyeliğinin tespitine, maliyet bedelinin tespiti ile verilecek depo kararı sonrası bu miktarı depo edeceklerinden, bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin ayrı davalar olup ayrı ayrı harç ödenmesi gerektiğini, ayrıca genel kurul kararının iptali davasını bir aylık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davacının tebligata ilişkin iddialarının sahtelik hükümlerine göre açığa kavuşturulması gerektiğini, hazirun cetvellerinde yapılan usulsüzlükler nedeniyle dönemin yönetim kurulu üyelerinin yargılandığını, dönemin yönetim kurulu üyelerince oy kaygısı ile taraftar temini amacıyla genel kurula çağrılan eski üyelerin kanuna aykırı uygulamadan fayda temin etmemeleri gerektiğini, daireyi 09.05.2002 tarihinde teslim aldığını ve 13 yıla yakın zamandır oturduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporlarındaki tespit ve sonuçlara göre; ihraç kararının tebliğindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, bu nedenle iptal davasının yasal süresi içinde açıldığının kabul edildiği, verilen kesin süreye ve ihtara rağmen davalı kooperatif vekilince ihraç kararından önce davacıya gönderilmiş bir ihtarname belgesi sunulamadığı, bu nedenle ihraç kararının yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle davacının üyelikten ihracına dair genel kurul kararın iptali ile davalının kooperatifin üyesi olduğunun tespitine ve davacının davalı kooperatife üyeliğinden dolayı dava tarihi itibariyle borçlu olduğu gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; tapu iptali ve tesciline dair taleplerinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira davalı kooperatifin ana sözleşmenin 61 ve devamı maddelerine göre üç kişilik bir teknik heyet marifeti ile şerefiye ve maliyet tesbiti yaptırması, bu tesbit edilen maliyeti üyelere tebliğ etmesi, itiraz olursa usulüne uygun şekilde bu itirazları kesin karara bağlayıp maliyeti kesinleştirmesi gerektiğini, bu yapılmadığı takdirde mahkemece bu maliyetin tespit ettirilmesi üyenin bakiye borcunun mahkeme veznesine depo ettirilmesi suretiyle tapu iptali ve tescili kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu dairenin verilen tedbir kararına rağmen bu kararın maddi hata sebebiyle tapu siciline işlenmemesinden bilistifade dava dışı 3. bir şahsa devredildiğini, bu durumda esasen tapu iptali ve tescille ilgili olumlu bir karar verilmesi olanağının da kalmadığını, bu durumda davacı tarafa dava konusunun temlik edilmesi ile ilgili seçimlik hakların tanınması veya en azından tapunun 3. kişiye devredilmiş olması sebebiyle “karar verilmesine yer olmadığı” kararı verilmesi gerektiğini, kooperatifle üye arasındaki davada dava konusunun değerinin çekişmesiz olduğunu ve belirlenen maliyet bedeli olduğunu, mahkemece keşifte belirlenen değer
2
üzerinden harç, avukatlık ücreti vs. belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına seçimlik haklarının kullanılması konusunda süre verilmesi veya en azından “karar verilmesine yer olmadığı” kararı verilmesini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili; bilirkişi raporunda diğer tatbik imzaları ile karşılaştırma yapıldığını,alınan raporlar arasında çelişki olduğunu, mahkemece imzanın sıhhati konusunda gerçeğe ulaşmadan, Kayseri 2. Noterliği mazbatası ile mahkemenin 2015/6 E. sayılı mazbatası arasında mukayese ara kararının gereği ifa edilmeden ve ara kararından da dönülmediği halde eksik inceleme ile karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının üyelikten ihraca ilişkin kararın iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini,istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapıldığı, tapu iptali ve tescil talep etme hakkı bulunmayan davacıya dava konusunun devri sebebiyle seçimlik hakkının sorulmamasında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 16. ve 27, 53. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.İhraç kararından önce davacıya gönderilmiş herhangi bir ihtarname belgesi sunulamadığından ihraç kararının iptaline karar verilmesinde usulsüzlük görülmemiştir.

3-İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesince de kabul edildiği üzere kooperatife borcu olan
3
üyenin tapu iptali ve tescili suretiyle bağımsız bölüm talep hakkının bulunmaması nedeniyle seçimlik hakkının bozularak kullandırılmasının mümkün olmaması nedeniyle bu kabulde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.