YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6615
KARAR NO : 2023/471
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/426 E.,2021/318 K.
DAVA TARİHİ : 17/01/2014
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalılar tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalıların
1
sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Doğan vekili, davanın süresinde açılmadığını, şirketlerinde çalışan tüm işçiler üzerindeki yönetim hakkının davacıda olduğunu, davacı ile yapılan sözleşmede işçilik alacakları ile ilgili kimin sorumlu olacağına dair bir maddenin olmadığını, dava dışı işçinin istifa ederek işten ayrıldığını ve ibraname imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24/02/2015 tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/87 Karar sayılı kararıyla; davacının ödediği miktar kadar davalılara rücu edebileceği ve davalıların davacıya karşı müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 24/02/2015 tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/87 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 24.09.2019 tarih ve 2019/2278 Esas, 2019/3833 Karar sayılı kararı ile işçinin, yıllık izin ve ihbar tazminatı yönünden alacağından son alt işverenin sorumlu olduğu, kıdem tazminatı yönünden ise davalı şirketlerin kendi çalıştırdıkları dönem ile sınırlı olarak sorumlu olacakları; dava dışı işçinin davalı şirketler nezdinde çalıştığı dönem ve süreye göre sorumlu oldukları tazminatın belirlenmesine ilişkin konusunda uzman bir bilirkişiden açıklamalı gerekçeli bir rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, bozmaya uyularak işçinin, yıllık izin ve ihbar tazminatı yönünden alacağından son alt işverenin sorumlu olduğu, kıdem tazminatı yönünden ise davalı şirketlerin kendi çalıştırdıkları dönem ile sınırlı olarak sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; davalıların ödenen ücretin tamamından sorumlu olduklarını, mahkemece avans faizine hükmedilmesine gerekirken yasal faize hükmedilmesinin yanlış olduğunu, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.
2
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminata ilişkindir
2. İlgili Hukuk
Hizmet Alım Sözleşmesi’nin 22 nci maddesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 nci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar tacir olup uyuşmazlık konusu da hizmet alım işidir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 19/2. ve 3.maddesine göre; taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır. Taraflar arasındaki işin ticari iş mahiyetinde olduğu ve davacı tarafından ticari faiz talep edildiği dikkate alınarak mahkemece hükmedilen alacağa ticari (avans) faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi uyarınca kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan kararın hüküm bölümünün 1. bendinde geçen “yasal faizi” ibaresinin çıkarılarak yerine ”avans faizi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.