YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6650
KARAR NO : 2023/71
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/227 E., 2021/1327 K.
DAVA TARİHİ : 26.07.2016
HÜKÜM : Esasdan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/1053 E., 2018/692 K.
Taraflar arasındaki kooperatif üyelik tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken hukuka aykırı 20.07.1998 tarihli devir sözleşmesi ile üyeliğine son verildiğini ileri sürerek davacının kooperatif üyesi olduğunun ve 794 ada 10 parsel bulunan 2 no.lu evin davacıya ait olduğunun tespitine, davalı Kooperatif Yönetim Kurulu tarafından alınan davacının üyeliğine son veren 10.09.2001 tarih ve 174 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının babası olan…’ın kooperatif yönetimine müracaatla oğlu olan …’ın üyelik haklarını devraldığını belirttiği, faks ile gönderilen belgede davacı …’ın devreden sıfatı ile kooperatifteki hissesini…’a devrettiğinin görüldüğünü, 20.09.2002 tarihinde dava dışı…’ın 797 ada, 10 parsel de bulunan 2 no.lu evi …’a devrettiğini, … tarafından … …’a; ondan da …’a devredildiğini, davacının kooperatif ile ilişkisini 13.09.2001 tarihinde kestiğini, işlem yapılan kişinin davacının babası oluşu ve devir sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğunun kooperatif kayıtlarından anlaşılıyor olması sebebi ile baba-oğul arasındaki devirde bir sıkıntı veya olumsuz bir durum görülmediğinden devir işleminin yönetim kurulu tarafından yapıldığını, kooperatiflere girişte olduğu gibi çıkışta da açık kapı ilkesi benimsendiğini, çıkma bildiriminin şekli konusunda kanunda açık bir hüküm konulmadığını, yasa ve ana sözleşmeye göre yönetim kurulunun vermiş olduğu üyelikten çıkma talebinin kabulü kararının, talebi üzerine ayrılan ortağa tebliğ zorunluluğu bulunmadığını, kooperatif tüzel kişiliği ile davacının babasından sonraki tüm maliklerin iyi niyetli 3.kişiler olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıya ait kooperatif ortaklığının dava dışı babası…’a devrine ilişkin olarak yapılan devir sözleşmesinin 13.09.2001 tarihli olmasına rağmen, davacının bu devrin geçersizliğini ilk kez iş bu dava ile ileri sürdüğünün dosya kapsamından anlaşıldığı, belgenin geçersizliği hususunda dava dışı…’a karşı bir iddiası veya açtığı davanın bulunmadığı, devirden sonraki aidat ödemelerinin devir alan ortaklar tarafından yapıldığı, genel kurullara davacının değil, devir alan ortakların katıldığı, devirden sonraki tarihte davacının kooperatifle bağlantısını sürdürmediği, ortaklıkla ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiğinin ispatlanamadığı görülmekle davacının kooperatifle bir ilgisinin kalmadığının anlaşıldığı, davacının devir belgesinin geçersizliğini yıllar sonra ileri sürmesinin TMK’nun 2 nci maddesinde düzenlenen hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık oluşturduğu, ortaklık devir sözleşmesinin şekle tabi olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; müvekkili ,davalı kooperatifin üyesi iken ,hukuka uygun olmayan devir Sözleşmesi ile üyeliğine son verildiğinden, 10,09.2001 Tarih 174 sayılı Yönetim kurulu kararın iptali ile müvekkilimin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespiti istemli dava açıldığını, davalı kooperatifin adı her ne kadar konut yapı kooperatifi olarak gecmekte ise de, işlevsel olarak arsa ağırlıklı niteliği olan bir kooperatif olduğunu, davalı kooperatifin temel amacının üyelere kura yolu ile dağıttıktan sonra imar işlerini takip etmek imarlı tapuları üyelere vermek olduğunu, üyelerin kendilerine ait plan arsalar üzerine binaların yaptığını, müvekkilini de arsa üzerine binasını yaptığını, müvekkilimin babası…’ın aidat v.s gibi işlerle uğraştığını, söz konusu olan aidatlar rakamsal olarak cok cüzi miktarlara tekabül ettiğini, müvekkilinin babasına kooperatifdeki hissesinin satış yetkisini vermediğini, davalı kooperatif vekilinin ileri sürdüğü ıslak imzaya havi olmayan faks yolu ile ile iletilen devir belgesinin geçersiz olduğunu , mahkemece, hakkın kötüye kullanılması haline dayanarak davanın reddi yoluna gidilmiş ise de, yoklukla malül olan bir hukuki işleme M.K 2. maddesinin iyiniyet kuralı dayanarak hukukilik kazandırılamayacağını, davalı kooperatifin devri bildirmeyerek görevini yerine getirmediğini,belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile faksla 31.10.2001 tarihinde davalı kooperatife gönderilen davacının kooperatifteki ortaklığını evini babası olan…’ a devrettiğine ilişkin ve devir alan ile devredenin imzası bulunan belge ve belgedeki imza davacı tarafından kabul edilmemekte ise de, davacının 2001 yılında yaptığı iki ödemeden sonra bir ödemesinin bulunmaması, adına ödeme yaptığını iddia ettiği babasının en son ödemesini 2002 yılında yapması, davacının babasının 2001 yılında genel kurula katıldıktan ve devir aldığı ortaklık ile evi devrettikten sonra, devir alan ortakların genel kurula katılarak ödemelerini yapmaları, davacının 2001 yılından sonra ödeme yapmayarak ve hiçbir genel kurula katılmayarak kooperatifle ilgilenmemesi, inşaatı tamamlanmış konuttan faydalanmamasına rağmen 15 yıl sonra davanın açılmış olması karşısında, belgenin geçersizliğinin davada ileri sürülmesi TMK.2 maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmamakta olduğu dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif üyelik tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 8. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.