Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1028 E. 2023/966 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1028
KARAR NO : 2023/966
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Şişli bölgesi kentsel yenileme, tretuvar ve yol düzenleme çalışması kapsamında 04/04/2012 tarihli sözleşme düzenlendiğini, müvekkili iş ortaklığının sözleşme kapsamındaki işleri ve ayrıca projeye göre yapılması gerekenler dışında kalıp poz tariflerinde eksik bırakılan ve birim fiyatı belirlenmeyen küçük parke taşı, granit bordür-limonluk-oluk taşları ile döşeme yapılması işlerini yaptığını fakat Bergama’dan getirilen taşların nakliye bedelinin; baskı beton malzeme ile döşeme yapılması işinde beton serimi bedelinin; baca yükseltilmesi ve yerine konulması işinde kompozit kapak imalatının birim fiyatlarının poz tariflerinde yer almadığından ödemelerinin yapılmadığını, 17/05/2012 tarihli dilekçe ile belediyeye başvurarak yeni poz oluru istenmesine rağmen işlem yapılmadığını, buna ek olarak 18/01/2013, 19/02/2013 ve 27/02/2013 tarihli itirazi kayıt dilekçelerinin sunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, işin geçici kabulünün 24/04/2013 tarihinde yapılarak idarece teslim alındığını, 19/03/2015 tarihinde de kesin kabulünün yapıldığını, yapılan imalatların davalı idare yararına olumlu ve faydalı imalatlar olduğunu, ortada vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödenmeyen beton dökümü ve serimi karşılığında 600.000,00 TL, doğal bordür ve taşların nakliye bedeli için 1.300.000,00 TL ve yeni kompozit kapak bedeli olarak 100.000,00 TL olmak üzere 2.000.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; pozların belediye teknik elemanlarınca hazırlandığını, fiyat analizlerinde malzeme, işçilik, nakliye, kâr ve genel giderler dahil olmak üzere anahtar teslimi olarak işin belirtildiğini, kompozit kapak ve nakliyenin pozlarda yer aldığını, dava konusu işlerde nakliyenin ve malzemenin bulunduğunu, kompozit kapağın fiyata dahil olduğunu, granit bordür döşenmesinde 400 km nakliyenin fiyata dahil edildiğini, talep edilen malzeme ve nakliyelerin 03/12/2013 tarihli kesin hesapta verildiğinden talep edilemeyeceğini, sözleşmenin Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na göre yapıldığını ve davacının poz tariflerinden habersiz olmasının imkansız olduğunu, vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanamayacağını, sözleşme ile kararlaştırılan dışında başka bir iş yapılmadığını, ihale dökümanında yapılacak işlerin belirli olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “mahkemece oluşturulan bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılarak alınan raporda, davacının talep ettiği kalemlerin tek tek ele alındığı ve ayrıntılı olarak raporda incelendiği, raporda belirtildiği üzere taleplerin tamamının sözleşmeye dahil olduğunun anlaşıldığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı … Yapı Tur. Ve Dış Tic. A.Ş. ve … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı vekili ve davacı … Yapı Tur. Ve Dış Tic. A.Ş. vekili ayrı ayrı verdikleri istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemenin eksik incelemeyle hüküm kurduğunu, bilirkişi raporundaki alternatif hesaplamanın dikkate alınmadığını, beton serilmesi, nakliye, kompozit kapak işinin sözleşme kapsamında yer almayıp davalı tarafın talebi üzerine yapılan işler olduğunu, davaya konu ihalede; Birim Fiyat Poz tarifinde serilecek betonun nitelikleri, kaç cm yüksekliğinde olması gerektiği gibi konular açıklanmayarak sanki varmış gibi telakki edilerek cilalamaya dair tarif yapıldığını, mahkemenin örnek uygulama delilini görmezden geldiğini, yargılama sırasında sundukları belgenin davalı idarenin benzer mahiyetteki işte, yüklenici firmaya beton serim bedelini ödediğini gösterdiğini, bilirkişi raporlarında, değer tespiti yapılan beton dökümü ve serimi imalatının sözleşmede yapılması gereken işlerden olduğu belirtilmişse de emsal ihaleler de göz önüne alındığında bunun fiiliyatta mümkün olamayacağını, sözleşmede ve yerel mahkeme kararında; projede beton varmış gibi değerlendirme yapılmakta ise de müvekkil şirket tarafından sözleşme dışında bilirkişi raporundaki hesaba göre 616.293,04 TL’lik beton dökümü ve serimi işi yapıldığını, nakliye bedeline ilişkin olarak, karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda nakliyenin teklif fiyatına dahil olduğunun belirtildiğini, söz konusu nakliye ifadesinin şehir içi ulaşımlar ile ilgili olup, şehirler arası nakliyeyi kapsamadığını, Birim Fiyat Poz tarifinde, bilirkişi tarafından da kabul edildiği üzere sadece işyerindeki yükleme yatay ve düşey taşımaların dahil olduğunu, nakliye kelimesinin ya da sahaya taşıma ifadesinin geçmediğini, ihaleye teklif verilirken davacı ortaklık tarafından poz tarifinde geçen açıklamalar nazara alınarak teklif verildiğini, bilirkişinin kanaatinin aksine davacı tarafa nakliye ücreti ödenmesi gerektiğini, idari şartnamenin 25.1.maddesinde zikredilen nakliyenin, işin mahiyeti gereği yapılması gereken örneğin mobilizasyon yapılırken konteynerın nakliyesinden ibaret olduğunu, ana sözleşmede yer almayan hususların idari şartname ile hukukun arkası dolanılarak müvekkili şirket aleyhine yorumlanmasının hukuka aykırı olduğunu, kompozit kapak bedeline ilişkin olarak da poz tarifinde yazan “betonarme kompozit” ifadesinin cümle içinde hiçbir anlama sahip olmayıp kendisinden sonra gelen “bakım rögarı kapama elemanının” cinsini gösterdiğini, bilirkişi raporunun bu yönden de değerlendirme hatası içinde olduğunu, yerel mahkeme tarafından davalı belediyeye yazılan KİK nezdinde 2012/24172 kayıt no.lu Birim Fiyat Poz Tarifi belgesinin istenmesine dair müzekkereye verilen yanıtın bilirkişiler ve yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, yerel mahkeme tarafından alınan ek raporda özellikle emsal ihalelere ilişkin yapılan itirazın değerlendirilmemiş olması sebebiyle yeni bir heyetten rapor alınması gerekirken, rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Mahkemece alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme koşulları değerlendirilerek, davacının talep ettiği iş kalemlerinin sözleşmeye dahil olduğunun belirlendiği, raporun denetime açık ve bilimsel verilere uygun olduğu, rapor esas alınarak davanın reddi yönünde verilen mahkeme kararının yerinde olduğu” gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, sözleşme dışı iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.